uzun hikaye

entry169 galeri
    39.
  1. yiğit güralp'in senaryosunu yazdığı ve bundan mütevellit heyecanla ama aynı zamanda da iyi olacağından kati suretle şüphe duyulmadan beklenen film idi. filmin çekilmesine karar verildiği dönemde, ekim 2012'de gösterime gireceğini öğrendiğimde "nasıl beklenir şimdi o zamana kadar, çok var daha" deyip dururdum. derken bir de baktım ki filmin vizyona girme vakti gelmiş bile. burdan vardığım sonuç: zaman su gibi geçiyor azizim. her neyse, konumuza dönelim. yiğit güralp'in zekasına, kalemine, yüreğine olan güvenden ötürü, kötü bir iş çıkmayacağını ve hatta çok sağlam olacağını zaten biliyor idik. nitekim öyle de oldu. uzun hikaye, sıcacık, alabildiğine içten ve çok gerçekti. bulgaryalı sosyalist ali öyle güzel bir aşıktı ki, yer yer "böylesi var mıdır hayatta" dedirtti. mustafa'nın sevimliliği, ilk aşkı, babasının izinden gidişi.. hele de annesinin can çekişirken bile "uslu dur e mi, biz döncez" deyişi.. çok güzel ayrıntılar vardı be usta. sözün özü; bir işte yiğit güralp'in kelimeleri varsa, ordan kötü bir şey çıkmaz. çok özlemişiz hem onun kelimelerini, bu filmle de onu anlamış olduk iyice, sınav'dan sonra. emeği geçen herkesin eline, yiğit güralp'in de yüreğine, kalemine, ruhuna sağlık.

    --spoiler--

    "ayakkabılar eskir be ali’m, her şey eskir. bak sen hâlâ sevdiğim adamsın, sen eskime"

    "benim ilk aşkım annemle babamın sevdasıydı"

    "kaderin yayı kurulu durur, vakti gelince boşalır"

    --spoiler--
    3 ...