Bir gece vakti, sanırım yaz mevsimiydi, sokak kapısından gelen sesle uyandım. Elime geçirdiğim sopayla kapının kenarına geçip, beklemeye koyuldum. Biri kapı altındaki aralıktan gazete kağıdını uzatmış, anahtar deliğindeki kilidi gazetenin üstüne düşürmeye çalışıyordu. Nitekim başardı da. Sonra gazateyi kendine doğru çekip, anahtarla usulca kapıyı açtı. Hırsız beklerken karşıma Abdullah çıktı.
Son dönemlerde eve geç gelmeye başlamıştı. Sebebini sordum, o da üzgün bir vaziyetle:
"Solcular duvarlara yakışıksız yazılar yazmışlar. Hepsini silmek uzun sürdü. Sonra yerine biz bir şeyler yazdık." dedi. Ne yazdıklarını sordum, oğlum da;