bi-dudağı yerde bi-dudağı gökte, ağzından alevler saçan bir canavardır.
ininin önünde uyur göründüğüne bakmayın sakın! menziline giren; yüce rabbimin sillesini* yedikçe şişmiş, göt-göbekli, zavallı kapitalistlerin ardlarına doğru nişanlayıp üfleyiverir alevini ve hemen ardından etrafı kesif bir ütülmüş tavuk kokusu sarar. mazlum kapitalistin neredeyse bigudilik hale gelmiş bukle-bukle göt kılları, apansız yedikleri alevin alazı ile tomur tomur olmuşlardır şimdi.
biçare kapitalist, bu menfur olayın müsebbibi kimdir diye ardına dönüp baktığında, kendisine, aynen sahibi şeytan gibi şehvetle bakan bir çift göz görür; gazetelerden tanıdığı enflasyon canavarının iblis iblis sırıtanıdır karşısındaki.
bir süre sonra, kan-ter içinde uyanır bu kabustan, götünün bukle bukle kıllarını elle yordamıyla kontrol edip derin bir "oh!" çeker ve o gün de öncekiler gibi mazlum bir kapitalist olarak yaşamına devam eder.