Alex' ın büyük futbolcu olduğunu kabul ederim. Her anlamda zeki bir adam olduğunu bilirim. Fakat illa da alex, vazgeçilmez alex diye bir saplantım da asla olmamıştır. Hatta alex' in çok daha verimsiz olduğu dönemleri de hatırlarım. Örneğin appiah dönemi fenerbahçesinde, emre daha takıma gelmemişken, ah şu appiah' ın yanına emre belözoğlu alınsa da, alex' ın olmadığı, avrupa' da her takımla başabaş oynayabilecek bir takım kursak şeklinde çokça da hayallerim olmuştur.
Çünkü dirençli bir orta sahası olan, çatır çatır 4 4 2 oynayacak avrupalı bir takımda alex' in yerinin olmayacağını o zamanlar da görürdüm pek çok kişi gibi. Bu bağlamda senelik 3,5 milyon dolara oynayan profesyonel bir oyuncuya, çok da duygusal bakamazdım açıkçası.
Fakat köprünün altından çok sular aktı. Öyle performanslar sergiledi ki bu adam, üstelik bir çoğu da aykut kocaman döneminde olmak üzere, aleyhine daha önce yazdığım yazıları vicdan muhasebesi yaptıktan sonra silmek durumunda kaldım. itirafımdır sadece beni bağlayacak fikirlerimi hususunda bile bana tükürdüğümü yalatmış bir adamdır alex de souza.
Nedenine gelirsek, takımın yarısının top stop etmeyi bilmediğini acıyla fark ettiğim, selçukların, bekirlerin, maldonadoların, tuncayların, josicoların, blicaların olduğu çokca maçlarda bu gözler alex' i izledi. Ara paslarını gördü, top kontrol edişini, 1.74 boyuyla attığı akıl dolu kafa gollerini, soğuk kanlı penaltılarını, zeka işi verkaçlarını bu gözler gördü. O zaman işte dedim ki, ulan allahsız şu adamların ısrarla top oynadığı takımlarda, bulabula koşmuyo pres yapmıyor diye bu adamı mı buldun eleşirecek, utanman yok mu senin hiç dedim sildim entrylerimi. Arkama bakmadan, kaçırırcasına sildim hem de.
Şimdi gelinen nokta da neredeyse 2 senedir, yaptığı basit taktik hataları, yanlış oyuncu tercihlerini, takımın eksik kondisyonunu, yer yer berbat transferleri ve bu transferlerin oynamasından ısrar edişini, hücum yönü güçlü takım kurma hevesiyle kurduğu berbat defans hattını ve tahammül edilemez bir mantık hatası olarak bu kurduğu hücum yönü güçlü defans yapmayı bilmeyen takımı göt korkusuyla geriye çekişlerini ve bu takımın defans yapmasınıı beklemesini...kısacası basbas bağırmamıza rağmen aykut kocaman' izlemek zorunda kaldık.
Açık konuşuyorum allah düşmanımın başına vermesin fenerbahçe taraftarının çektiği bu eziyeti.
Insan düşünmeden edemiyor şimdi; bu takıma kondisyon yüklemesini alex mi yapıyor? Taktiği alex mi veriyor, transferleri alex mi yapıyor, posta koyduğu oyuncuyu kurtarıcı olarak oyuna alex mi alıyor, böyle bir aykut' a futbolcuların saygı duymamasına alex mi sebep oluyor? Alex' ın suçu ne?
durun ben söyleyeyim alex' ın suçu defalarca sırf bireysel yeteneği sayelinde aykut' un kıçını kurtarmak olmuştur.
Benim anladığım sonuç ise şu; alex bu takımın düştüğü hali içine sindiremiyor, bu yanlışlıklara tahammül edemiyor, zira taş olsa ortadan çatlar. Bu durum da benim ve nicelerinin alex' e duyduğu saygıyı arttırıyor.
Yok artık daha neler? Artık bu durumda kimse fenerbahçe taraftarından dilsiz şeytanı oynamasını beklemesin., bana göre edu ve appiah da benzer haksızlıklara uğramıştır. Şimdi konu alex olunca uyanış da büyük olacaktır.
Alex gidecek ve başarısızlığın katlanarak artacağı bu kadar aleniyken bu verilen karar sadece aykut' un değil bu duruma çanak tutan aziz yıldırım' ın da fenerbahçe' de ki sonun başlangıcı olacaktır. ve domino etkisi yaratacaktır. Belki de hepimiz için hayırlısı olabilir bu, o ayrı konu. Ama bunu görmek için kahin olmaya gerek yok.
O yüzden aykut da aziz' de ayağını denk almalı. Dediğim dedik çaldığım düdük ayaklarına da bir son vermelidir.
Zira o düdüğü eline veren, elinden alıp kenara koymasını da bilir.