marsilya maçında son yarım saatte alex i ve sow u oyundan alarak; "ben saksı değilim, teknik direktörüm, takım 2-0 önde olabilir ama benim bir hamlemle maçı kazanmamız lazım, ben kenarda oturup oyuncuların maç kazanmasını izleyemem, çünkü ben çok egoistim, her maçta bravo aykut hoca, ne güzel hamle yaptı da yendi takımı desinler istiyorum" diye düşünerek takır takır işleyen takımın fişini çekmiştir
sonra da maç sonu röportajında; "son yarım saat neden oyundan düştük anlayamadım" demiştir. lan aykut, kocakafa, kalın kafa, takımı geriye çektin topu rakibe verdin, top tutan ve ilerde tehlike yaratan oyuncularını alıp maçın bitmesini bekledin. sen nasıl teknik direktörsün ki direktörlüğün abc sini bilmiyosun şunlara bir daha çalış;
-maç 90 dakikadır
-en iyi savunma hücumdur
-işler iyi gidiyorsa saçma salak oyuncu değişiklikleri yapıp da takımın ahengini bozma
-takmışsın kafayı yok herkes 10 km koşacak, yok takım 120 km koşacak, önemli olan iyi futboldur, kaliteli paslaşmadır, sürekli koşmaya gerek yok, bazen de oyuncular değil top koşturulur
galatasaray lıyım, fenerin yerlerde sürünmesi işime gelir, ama bu işler öyle değil, lig ne kadar kaliteli olursa o kadar iyi oluruz biz de.