1.
başbakanlık müsteşarı ahmet şağar imzasıyla yayınlanan 1 mayıs 2000 gün ve b.02.0.ppg.o.12.320-7380 sayılı genelgesinde, bir halk deyişiyle sıra savma kabilinden, içi boş, afaki, kendi içinde tutarsız talimatlar yeralmıştır: "... ülkemizde görevli yabancı misyon yetkililerinin çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarının özellikle alt düzey görevlileri ile sık sık görüşmeler yaptıkları ve sosyal ilişkiye girdikleri, bunun sonucunda da birtakım önemli bilgileri elde ettiklerine dair duyumlar alınmaktadır. bu tür sakıncalı temaslarda son günlerde önemli bir artış kaydedildiği, ilgili kuruluş ve bakanlık temsilcilerinin katılımlarıyla gerçekleştirilen üst düzey toplantılarda da dile getirilmektedir.... resmi yollarla ulaşılamayan bazı bilgilerin alt kademelerdeki memurlardan elde edilebilmesi, birçok sakıncayı beraberinde getirmektedir. bu durumun önüne geçilebilmesi ise kamuda görevli personelin bu tür temaslardan kaçınmaları ile mümkün olacaktır. tüm kamu personelinin istihbarat ve istihbarata karşı koyma önlemleri hususunda bilgilendirilmesi ve yönetim kadrolarındaki görev değişiklikleri gibi aksamaların önüne geçilebilmesi açısından bu konudaki dökümlerin devir-teslim evrakı arasında yer alması sağlanacaktır.... ayrıca ülke güvenliği, çıkarlarının korunması bakımından önem taşıyan evrak ve bilginin, yetkili olmayan kişilerin eline geçmesi ve izinsiz açıklanması önlenecek ... gerekli tedbir alınacaktır.... bu çerçevede gizlilik dereceli yazıların işleme konulması ve korunmasında gerekli hassasiyetin gösterilmesi ve bu talimatın tüm personele imza karşılığı tebliğ ile bu konularda ihmali görülenler hakkında yasal işlem yapılmasının gereğini rica ederim".
bu genelgenin neresi düzeltilebilir ki? önce müsteşarın casusluk kavramından ne anladığı belli değil. sadece üzerinde "gizli" damgası basılı olan evrak mı önemli olan? sorumluluk ve duyarlılık, sadece "alt düzey görevlileri" için mi sözkonusu? her türlü casusluk itham ve isnadından ve de sorumluluktan azade, istediği yabancı misyon yetkilileriyle görüşmesinde, bilgi-belge aktarmasında sakınca olmayan dokunulmaz üst düzey yetkilileri içine kimler girmekte? bu koşulsuz "güvenilir" üst düzey yetkililerinin ayrıcalığının yanısıra, alt düzey yetkililerine potansiyel casus gözü ile bakmanın hukuksal ve mantıksal dayanağı ne? sonra, bu konu diyelim ki dağıtım listesinde neden mta enstitüsü'ne gönderiliyor da, yasayla kurulmuş istanbul barosu'na gönderilmiyor? onların bilgilendirmeye gereksinimleri yok mu? belki de daha fazla var. başbakanlık müsteşarlığı kendi bünyesinde bu duyarlılığı gösterip eğitim veriyordu da, iran'a bilgi aktaran hizbullahçı memur nasıl oldu da başbakanlığın en gizli bilgilerinin bulunduğu bilgi-işlem dairesinde uzun süreyle görev yapabildi? başbakanlık müsteşarı, bölücü ve şeriatçı yapılanmalarla temas halinde olan ve bunları destekleyen malûm ülkelerin heyetleriyle ile görüşen, davetlerine katılan, ödül alan milletvekillerini, akademisyenleri, -hadep'liler dışındaki- belediye başkanlarını, kısaca tüm kamu görevlilerini de izlemekte midir? bu genelge, diyelim ki üniversitelerde görev yapan tüm öğretim elemanlarına imza karşılığı tebliğ edilmemişse -ki şahsıma böyle bir tebliğ sözkonusu olmamıştır- sorumluları hakkında ne gibi yasal işlem uygulanacaktır? bu soruların yanıtı gereklidir; yoksa eski bir deyimle, gerisi abesle iştigaldir, ciddiyetsizliktir.
2.
3. iran'ın istihbarat servislerinin saptadıkları türk şeriatçılarını eğitme ve yönlendirme faaliyeti, aşağıdaki sözde ngo, gerçekte derin devleti oluşturan kuruluşlar üzerinden yürütülmektedir: onbeş hurdad vakfı, kudüs savaşçıları, islami tebliğ teşkilâtı, şehid vakfı, mustafadlar vakfı, kültür inkılâbı yüksek şûrası, islâmi ve kültürel bağlar teşkilâtı vd.
4. çin halk cumhuriyeti'nin türkiye'ye yönelik beşinci kol faaliyetleri için bkz. dr. necip hablemitoğlu, "hükûmet-çin-doğu türkistan", yeni hayat, 57, temmuz 1999, s. 5-6.
5. geniş bilgi için, imaj için bir abd vatandaşı tarafından yazıldığı iddia edilen ancak kendileri tarafından kaleme alınan ve feza yayınları arasında çıkarılan sözkonusu kitap için bkz. ann lyn web, iftiranın değişmeyen mantığı, (istanbul: 1999). ayrıca cemaatin gazetesindeki köşe yazılarında, abd'ni özgürlükler ülkesi olarak takdim eden ve övgüler yağdıran; bu ülkenin onayı ve desteği olmaksızın hiçbir şey yapılamayacağına ilişkin çok sayıda makale yayınlanmıştır. artık cemaat içinde abd'ni "şeytan" olarak niteleyen hiç kimse kalmamıştır; tüm müritler bu büyük dünya jandarması devlet önünde gönülden "biat" ederek fahri vatandaşı (!), etki ajanı aday adayı olmuşlardır.
mart 2000'de içişleri bakanlığı tarafından hazırlanarak sınır kapılarına bildirilen 56 kişilik listedeki isimler arasında bir tek alman vatandaşına yer verilmemesi, içişleri yetkililerinin unutkanlığı ile değil, olsa olsa alman etki ajanlarının gücü ile açıklanabilir. örneğin, sakıncalı ilân edilerek ülkeye giriş tahdidi konulan problemli yabancılardan avusturyalı zoolog ırenaus eibelfeldt, türkler ve türkiye aleyhine yayınlarıyla dikkat çeken n-3 adlı tv kanalında, "türkler ve hayvanlar" konulu bir program yaparak ünlenmiştir. programında türklerle hayvanlar arasında aşağılayıcı, tahkir edici benzetmeler yapan germen faşisti eibelfeldt'in adına listede yer verilirken, alman n-3 tv sorumlularına giriş tahdidi getirilmemesinin makul bir açıklaması bulunmamaktadır. listede yer alan problemli şahıs statüsündeki sicilli türkiye düşmanlarının adları, milliyet ve meslekleri şöyledir:
eric lubbock (ingiliz-parlamenter), anrew penney (ingiliz-gazeteci), sheri laizer (yeni zellanda-londra kürt derneği yönetim kurulu üyesi), pamela o'toole (ingiliz-bbc muhabiri), claus ther (avusturya-yazar), ırenaus eibelfeldt (avusturya-zoolog), michael feeney (ingiliz-papaz), jonathan sudken (ingiliz -af örgütü üyesi), kathryn porter (abd-insan hakları konseyi üyesi), angelika faukhauser (isviçre-parlamenter), estella schmid (ingiliz-parlamenter), panayotis sguridis (yunan-parlamenter), dimitrios vunatsos (yunan-parlamenter), leonardos hatziandreu (yunan-parlamenter), ıonnis statopulos (yunan-parlamenter), madria mahera (yunan-parlamenter), kostas baduvas (yunan-parlamenter), andonis naksakis (yunan-general), damiano frisullo (italyan-gazeteci), hristodopulos paraskevaidis (yunan-başpiskopos), klaus slavensky (danimarka-parlamenter), soren sondergaard (danimarka-parlamenter), villa sigurdsson (danimarka-parlamenter), gert petersen (danimarka-parlamenter), lasse budtz (danimarka-parlamenter), kai cleibak (isviçre-gazeteci), thomas clmarke (ingiliz-gazeteci), laroline anne (ingiliz-gazeteci), kaija reıkko (finlandiya-gazeteci), tom kankonev (finlandiya-gazeteci), richard wayman (ingiliz-gazeteci), gunnar nilsson (isveç-gazeteci), said zerevan (isveç-gazeteci), ake hedman (isveç-gazeteci), van der meer (hollanda-af örgütü üyesi), gunnar hybertsen (hollanda-gazeteci), maria wagenaar (hollanda-af örgütü üyesi), montreo lange (ispanya-af örgütü üyesi), zabala booudana (ispanya-af örgütü üyesi), lechuga jimenez (ispanya-af örgütü üyesi), martorel perez (ispanya-af örgütü üyesi), edwin davies (ingiliz-avukat), giula chiarini (italya), marcello musto (italya), ramon montovani (italya-parlamenter), walter de cesaris (italya-parlamenter), giovanni bianchi (italya-parlamenter), paulo cento (italya-parlamenter), marco pezzoni (italya-parlamenter), evgeni mavtchenkov (rusya-parlamenter), bovrdouku pavel (rusya-parlamenter), boc ekhian (lübnan-parlamenter), panos kamenos (yunan-parlamenter), dimitri samdu (romanya-parlamenter). bu sakıncalılar listesinden, yunan hükûmeti'nin daha sonra araya girmesiyle yunan ortodoks kilisesi hristodopulos paraskevaidis'in adı çıkarılmıştır. hiç şüphesiz, bu listenin, avrupa ve abd'nde militanlık düzeyinde türkiye karşıtı parlamenter, gazeteci, akademisyen, diplomat ve istihbaratçılar gözönüne alındığında son derece eksik hazırlandığı göze çarpmaktadır. sadece köln'deki türkiye karşıtı faaliyet gösteren ırkçı bfv elemanlarının sayısı bile bu listenin kat ve kat üstündedir.