fethullah gülen

entry6812 galeri
    174.
  1. 2.
    abd örneği:

    dünya ülkelerinin tümünde, en çok etki ajanına sahip olan ülke abd'dir. bu ülke, dünyada en çok devletlerarası hukuk ihlâli yapan; hedef ülkelerin egemenlik haklarını hiçe sayan; insan hakları konusundaki olumsuz siciline karşın diğer ülkeleri bu konuda eleştirmeyi dünya jandarmalığının gereği kabul eden; dünyayı sömürmeyi tanrı'nın kendilerine verdiği bir hak olarak gören, politik ve ekonomik megolomaniye sahip bir ülkedir. örneğin, abd'deki klu-klux-klan örgütü gibi ırkçı örgütlerin kanlı eylemleri; zencilere ve kızılderililere ve de hispanik kökenlilere uygulanan ayrımcı muameleler; vietnamda 5000 masum köylüyü katleden cani teğmene (my lai katliamı) verilmeyen idam cezasının, özellikle hispaniklere ve zencilere -son örnek mumia abu jamal- verilmesi; kızılderililere yapılan insanlık suçunun -tarih boyunca soykırıma maruz bırakılan bu halkın bugün tamamı tecrit kamplarında (rezervation camp) tutulmakta olup, nüfusunun % 56'sı işsiz, % 44'ü ise alkoliktir. ortalama yaşam, kampların olumsuz koşulları nedeniyle, beyazların yaşam süresinden 20 yıl daha kısadır- hala devam ettirilmekte olması; derin devlet olgusundan kaynaklanan siyasal suikastlar ve yasadışı operasyonlar; kadınlara uygulanan ayrımcı ücret-terfi politikaları ve daha nice örnekler... abd'nin etki ajanlarının çabaları sayesinde, bu eksiklikler, ihlâller -bir iki istisna dışında- tüm dünyada tartışılmaz, irdelenmez, hatta gündeme bile getirilmez.

    tüm dünyada profesyonel ilişkinin sürdürüldüğü yüzbini aşkın abd etki ajanından sözedilmektedir. sadece kuzey ırak'da, güvenlik gerekçesiyle türkiye üzerinden götürülen ajan sayısının 5.000'in üzerinde olduğu dikkate alınacak olursa, tüm ülkelere ait bu tahmini rakamın abartılı olmadığı anlaşılacaktır. aynı abd, kendi ülkesinde yabancılara çalıştığı kuşkusu hissedilen etki ajanlarına ise kesinlikle hayat hakkı tanımamaktadır. bu tür şüphelilerle mücadele görevi, fbı (federal bureau of ınvestigation), dıa (defense ıntelligence agency), nsa (national security agency)'dir. ayrıca abd vatandaşı olmayan şüpheliler için sdds (state departmen diplomatic security) de devreye girmektedir. bırakınız abd'nde yabancı bir devletin etki ajanı olmayı, en belgesel bir eleştiri getirmeniz halinde bile size yönelik derin devlet yaptırımlarının arkası gelmeyecektir. örneğin, bir abd vatandaşı olan dr. michael parenti, abd sistemini yargıladığı "kirli gerçekler" gibi kitapları nedeniyle takibata maruz kalmış; özel ya da devlet üniversitelerinde ders vermesi yasaklanmıştır. bu ülkede, ancak cıa ile bağlantılı olmak koşuluyla dr. chomsky gibi seçilmiş sözde muhaliflere rejimi muvazaalı biçimde eleştirme (!) hakkı tanınmaktadır. son olarak, arlington'da faaliyet gösteren "turkish cultural and political center"ın yayın organı olan elektronik dergide, bu merkezin yöneticisi sayın atilla ongun tarafından yazılan küçük ama çok önemli bir haber-yorum yazısı dolayısıyla, hakkında dıa tarafından soruşturma açıldığı duyumu gelmiştir. asıl acı olanı, ihbarın üç türk vatandaşı tarafından aidiyet duydukları abd'nin çıkarlarına duyarlılık gösterilerek ve yazılı olarak yapılmış olmasıdır. hiç şüphesiz, bu üç türk vatandaşının, gerçekte abd etki ajanı oldukları muhakkaktır. sayın ongun, türkiye'nin çıkarlarına sahip çıkıp haklı uyarı yaparken, yaşamını sürdürdüğü abd'ne de herhangi bir saygısızlıkta bulunmamıştır (6). isimleri ancak ilgili makamlara verilecek olan bu üç işbirlikçi etki ajanının biri, son derece ünlü bir gazetecidir. önce rusçu, sonra fkö militanı, sonra maocu, sonra humeynici, sonra koyu özalcı ve şimdi de ikinci cumhuriyetçi-amerikancı olarak tanınan ve büyük bir gazetemizde köşe yazarlığı da yapan bu gazetecimizin yanısıra, bir diğer muhbir, büyük bir işadamları derneğinin washington temsilcisi, sonuncusu ise washington büyükelçiliğimizde sözleşmeli olarak dışarıdan görev yapan bir kadın personeldir.

    kuruluşu olan 1947'den itibaren türkiye'deki casus ve etki ajanlarını sevk ve idare eden cıa (central ıntelligence agency)'in ankara'daki istasyon şefliği, günümüze kadar türkiye cumhuriyeti devleti'ne karşı en büyük suçları işlerken, bugüne kadar hiç mi hiç takibata uğramamıştır. hatta o kadar ki, cıa hesabına casusluk yaparken suçüstü yakalanan mit üst düzey sorumlularından muzaffer savaşman yargılanıp mahkûm edilirken, onu çalıştıran, yönlendiren amerikalı diplomat casus, görevini hiçbir şey olmamış gibi sürdürmeye devam etmiştir. bir başka ifadeyle, sınırdışı edilen ya da ülkesine geri çağrılma talebinde bulunulan bir cıa görevlisi türkiye tarihinde henüz sözkonusu olmamıştır. diğer taraftan, türkiye'deki etki ajanlarının özellikle radikal kürtçü kesimi, en itibarlı, rahat ve kazançlı-verimli dönem olarak sanırız son bir yıllık james jeffrey dönemini hatırlayacaklardır. resmiyette büyükelçilik siyasi müsteşarı olarak görev yapan cıa istasyon şefi jeffry, özellikle hadep ve refah benzeri şeriatçı yapılanmalarla, kendisinden önce bu görevde bulunan francis ricciardone'den daha pervasız ilişkilere girmiştir. kendisi gibi diplomatik teammüllere saygı göstermeyen, türkiye'nin etnik ve dinsel açıklarını alenen istismar eden büyükelçi mark parris ile uyum (!) içinde çalışan james jeffry, nihayet ülkemizden ayrılmaktadır. yeni büyükelçi robert pearson'ın en önemli yardımcısı hiç şüphe yok ki yeni istasyon şefi stuart e. jones olacaktır. kaldı ki, jones'un sadece bu görevi yenidir. kendisi, uzunca bir süredir adana konsolosu olarak görev yapmaktadır, dolayısıyla güneydoğu ve kuzey ırak konusunda hayli deneyimli bir istihbaratçıdır, pardon diplomattır.
    2 ...