Hani olur ya kaç zamandır görüşmemişsinizdir. Buluşma için plan yapılır ve o gün, saat heyecan ile beklenir. Sabah olunca heyecan ve mutlulukla hazırlanırsın. Aldığın kıyafetlere bakarsın. Her kıyafetini onu düşünerek almışsındır. Hepsinde biraz O vardır. Evden koştur koştur çıkılır. Terlememeye de büyük özen gösterirsin. Yüzünde gülümseyik vardır en içten bir halde. Ve telefona sarılıp "ben çıktım sevgilim evden" yazıp ona yollarsın. Bunu fazla beklemesin durakta, canı sıkılmasın tek başına diye yaparsın. Duraklar art arda geçer gider. Ve senin durak gelmiştir. Bu ilk buluşma değildir. Belki de son buluşmanız ile bu buluşma arasında öyle aylarda yoktur belki. Ama işte, bir kere sevgilim* dedin mi akan sular durmalı. Her buluşma da ilk günkü heyecan olur kalbinde. Onu görürsün. Seni beklemektedir. ilk göz göze gelmeye çalışırsın. Gelince onun da gözlerindeki ışıltıyı görürsün. Hızlı ama heyecanı belirtmeyen bir yürüşün olur. Ve o an...
Sarılsın boynuna. Sımsıkı... Bir daha bırakmak istemeyecek kadar içten. Kaparsın gözlerini. Sadece o vardır. Olduğun yeri buluştuğunuz saati o gün için yaptığınız planları unutur gidersin. O an sadece onun ısısını,nefesini tekrardan hissedebilmenin sarhoşluğundasınızdır.
O da sizi belinizden kavramıştır. Tıpkı hayat kurtaran emniyet kemeri gibi. Onu hem güvenceniz hem de yaşam kaynağınız olarak görürsünüz. Hele de sizi iyice kavrayıp bir de ayaklarınızı yerden kesip döndürdü mü tamamdır zaten. Artık koca galaksideki tek canlı, tek gezegen siz olursunuz...
Sarılmak böyle bir şey işte. Anlatmak için kelime bulmaya çalışırken onları birbirine karıştırmak.
Sarılmak en iyi "benimsin" ifadesidir.