Zannedersem de ilk günler her yeni şakın gibi kantinde anlamsızca oturuyoruz, henüz yeni tanışmaya başladığımız arkadaşlarla.
Derken Ansızın bir keltoş masaya oturdu, ama nasıl bir keltoş, tam altay keli, böyle bir rahat ki belli zaten tavırlarından üst sınıf olduğu, yenisi değil buranın benim gibi, anladım. Ayrıca pek tekin bir tip olmadığında sempatik davranmaya çalışması ve başaramamasından anladım. Sanki memleketten arkadaşım on seneden beri tanışıyoruz kendisiyle, gelir gelmez ''merhaba arkadaşlar ben ev arıyorum da yanınızda var mı boş yer'' içimden dedim; lan angut otobüste mi gidiyoruz da az ileri kay der gibi hemen araya sıkışmak istiyorsun. Zaten tipinde belliydi. At hırsızı gibi bir şey var ya eve gelse ikinci gün cüzdanından kredi kartını, nakitini çalabilecek tipte biri olduğu belli sıfatından.
Zaten özel yurttaydım o zamanlar, biz tek değiliz dedik postaladık çakalı.