Bugünkü aşaıdaki yazısı çok yağlı olduğundan ancak bir kısmını buraya aktarabileceğim şakşak elemanı.
Üç beş kuruş sebepleneceğim diye araya serpiştirdiği "en önemlisi her türlü kararı dış odaklardan etkilenmeden alabilecek bir LiDERe ve siyasi otoriteye de sahibiz" cümlesini görünce soruyorum ben de, başbakana da sorarsın bir ara yiğitçim.
MAdem bu otoriteye ve lider'e (büyük harflerle yazmış bir de) sahibiz, Haburdan 150 TL ye taksinin gittiği, istanbul izmit arası kadar mesefe olan kandil'e neden dokunmuyoruz? 30 yıldır lider kadrosundan kimi etkisiz hale getirdik (moda tabirle)?
Sevgili dostlar, Türkiye asla ama asla saldırı bekleyen, askerini sınır içinde karakollara doldurup savunma pozisyonunda kalan bir ülke olamaz. Bu işin çözümü bu strateji ile de bulunamaz. Türkiye, sınırlarını koruyan, sınır içinde hareket eden her türlü düşman dinamiği anında vurabilecek bir ülkedir ve yaratılan kamuoyu baskısından kurtularak bu psikolojik esareti yenmelidir. Bekle adam gelsin karakolu bassın, arkasından tören yapar beraber ağlarız! Hayır AĞLAMAYIZ, saldıranı, düşmanca davrananı AĞLATIRIZ! Biz bunu yapabilecek güce de, yapmamız gereken bir geçmişe de ve en önemlisi her türlü kararı dış odaklardan etkilenmeden alabilecek bir LiDERe ve siyasi otoriteye de sahibiz...
Sonuç: Askerin üstündeki durgunluğu hep birlikte atacağız! Kamuoyu oluşturarak, arkasında durarak ve karar verme konumundakileri bilinçli yıpratanlara karşı durarak değişimi sağlamalıyız... Türk askeri kendi ülkesi içinde siperde beklemez, çıkar ve gereğini yapar! YAPMALI ve bizler de Türk Halkı olarak sonuna kadar arkasında durmalıyız!