yalandır bir kez yaşandığında ikinci kez aynı acıyı hissetmediğin. ayrılığa alışmak diye bir şey yoktur çünkü. insan öylesine saftır ki, her defasında inanmak ister sonunun iyi biteceğine. "geçen sefer insan benzeri bir varlığın hayatımı sikip atmasına müsaade ettim amaaaa artık akıllandım. artık güvenmem kimselere" hatırladın mı bu sözleri? güveneceksin zihnine sıçtığım. güveneceksin ve unutacaksın bu sözleri. ettiğin yeminlerin kefareti girecek götüne.
sonra yaşayacaksın ayrılığı yeniden. bu sefer ilkinden farklı olacak evet. çünkü artık kandıramayacaksın kendini. "o ilkti bilememiştim. saftım, tecrübem yoktu ve inanmıştım" diyemeyeceksin. tüketeceksin kendini ama sanma ki yeniden inanmayacaksın. yeniden güveneceksin ve son nefesinde hala "hata neredeydi?" diyeceksin. hata yok aslında. doğru insan diye bir şey de yok. sana dayatılmış doğrular, kurallar, inançlar var sadece. ölüm gibi bir gerçeği sindirebilmişsen, ayrılığı sindirmek çok zor değil bilesin. lakin o sıkı sıkı tutunduğun dayatılmışlar var ya, onlardır sana keşke dedirten. onlardır kendinden iğrenmeni sağlayan.
bir de, kötü olman gerekir ey insan. ayrılığın etkileyemediği ve çok değil birkaç ay sonra yeni bir bedende kendini avutan zatlar gibi olmaya hevesliysen, ruhunun kaşarlaşması gerek, bedeninin değil. öyle kötü olmalısın ki, yapılan kötülüklere şaşırmayacak hale gelmelisin. başaramıyorsan, sızlanma boşuna. bu kısır döngü hep seninle olacak.