popüler kültürün acuze şirretlerine zinhar dil uzatmayacaksın levent efendi.
yurdum varoşu bütün gün bu ve benzeri tipitiplere sallar ama laf ettirmez.
hülya avşar yeteneksiz midir? evet!
hülya avşar türk toplumunun "ortalama" değerlerine aykırı ilişkilerin kadını mıdır? evet!
hülya avşar sanatçı mıdır? hayır!
ama ona laf edemezsin şimdi buralar yıkılacak "öhöm hülya hanım'ı sevmesem de kendisine yeteneksiz, gereksiz, ahlaksız, vs denmesini kınıyorum" diye milyon varyant entry girilecek.
neden? çünkü hülya, gülben, seda bu toplumun kendini bulduğu ikonlardır. komşusunun kızı evine 1 saat geç dönse "orospu" ilan edecek çifte standardizasyon şampiyonu varoş halkım bu insanlara imrenme ile karışık bir sahiplenme hissi taşır. çünkü hülya ya da gülben o'nun başarmış, olmuş halidir.
bir kadın düşünün ki ve mesela bu kadın diyelim ki zuhal olcay veya ne bileyim gülse birsel olsun, işte düşünün tembellik etmeyin;
o kadın önce şöhret olmak için piyasada kim varsa altına yatsın, haberli çekilen porno kasetleri ortalığa yayılsın, bir kadın düşünün bazı işadamlarını vurup paralarını zimmetine geçiren adamın dostu olsun tüm malını mülkünü üstüne geçirtsin, adam hapse düşünce malların üstüne otursun mafyalar girsin tahsilata bakanlar kadını korumaya alsın, bir kadın düşünün kocası promosyoncu kızın tekine tecavüz edince "aranmış kaşar" diye televizyonlarda kocasını savunsun, bir kadın düşünün evli adamlarla para karşılığı birlikte olsun...
bu kadın gülben ya da hülya ise hemen "anneliği, sanatçılığı, kadınlığı" devreye sokularak kanije gibi savunulur necip milletimiz tarafından. ama bu kadının varoş ahlakının ve alt kültürünün yılmaz savunucusu olması lazımdır.
öyle alafanfortan işlerle uğraşan entel dantel bi kadın olaydı görürdünüz levent kırca'nın arkasında nasıl saf tutulduğunu...