minnoş anaannecim ile annecim arasında geçen ve olayın iç yüzü anlaşıldığında yarmaktan beter eden olaydır.
sevgili anneciğim aylardır görmediği annesini ziyarete gelmiş ve sağlık durumuyla ilgili sorular sormaktadır. rapsodik bu sırada sadece dinleyicidir.
anne: anne ayakların nasıl oldu ilaçlar işe yarıyor mu? anaanne:yoh valla yoh anam dohtorun verdihleri yaramir, cemile * geçen banğa bir merhem getirdi o çoh eyidir, ayahlarima çoh iyi gelir, hele söyleyeh o ilaç neyse ondan getirsin. anne: tamam anne ilacın adını ver sen bana, ben burdayken alayım. anaanne: aha orda bah gomidinin üstünde durur. anne:rapsodik, kızım anaannenin şu ilacını uzatır mısın?
ilaca uzandıktan sonra yüzümde ard arda oluşan ifadeleri ve duygularımı sıralıyorum: şaşkınlık, daha şaşkınlık, gülme, daha çok gülme, gözünden yaş gelme, alay etme, alay etme, alay etme, alay etme, alay etme, alay etme, kafaya terlik yeme korkusu ve kaçma. neden mi? diyaloğa devam edelim:
rapsodik: al anne. anne: kızım ilaç diyorum bu ne al şunu. rapsodik: komidinin üstü dedin işte bu var anne. anaanne ilacın nerde? anaanne: he işte budur budur, çoh eyidir ayahlarima çoh eyidir getir gızım getir az sürüm. rapsodik: anaanne bu ilaç değil ki çokokrem puhahahahahahahaha. anaanne:beiiiyy, de get benle kafa bulursaaan.
annem le göz göze gelince anladık ki; minnoş anaannem teyzemin çocuklar için getirdiği tüp şeklindeki çokokremi ayak merhemi sanıp ayaklarına bir güzel sürüyor, üstüne de çorap giyiyor, abdest alırken bir güzel yıkıyor ve bu ilaç çok iyi geliyor diye seviniyormuş. ona olayın iç yüzünü anlatıyoruz ve bize akrabalar arasında anlatıp gülecek yeni bir hikaye çıkıyor. yerim kız seni ben. *