gecenin 2'sinde, sigaranızdan son nefesi de alırsınız ve nefesinizi verirken izmariti küllüğe dikkatsizce bastırıp ayağa kalkarsınız.
ayağa kalkar kalkmaz sırtınızda bir soğukluk hissedersiniz ve birden evin bütün pencereleri açılır. içeride esmeye başlayan sert rüzgar yarım saat önce yaktığınız 3 tane mum'u acımasızca katleder.
mumların verdiği ışık da kaybolunca göğsünüz açılmaya başlar ve bir el çıkar dışarı, öyle bir şoka girersiniz ki kıpırdayamazsınız bile, sonra ikinci el çıkar dışarı ve göğüs kafesinize sıkıca tutunup dışarı atar kendini ruhunuz.
salonun karanlığına bürünmüştür ruhunuzun rengi.
artık tamamen çıkmıştır içinizden, iki adım önünüzde arkası size dönük durmaktadır. siz gözlerinizi ondan ayıramazsınız.
önce sola yavaşça döndürür kafasını, sonra sağa doğru bir adım atar ve geri dönüp yanınızdan geçer dönüp bakmadan. siz yavaş yavaş kendinize gelmeye başlamışsınızdır ve başınızı döndürürsünüz geriye.
balkon kapısına gelince durur ve başını sağından geriye çevirip 3-4 saniye bakar yüzünüze.
boş ve manasızdır bakışları. sonra içinizden çıkarken göğüs kafesinize tutunduğu gibi tutunur kapının pervazlarına, kollarını gerip bir yay gibi fırlatır kendini. ve kaybolur gözden.
siz bakmaya devam edersiniz balkonun kapısına, rüzgar diner.
ve sırtınızdaki soğukluk yavaş yavaş bütün vücudunuza yayılmaya başlar.