memleketten yillanmis fender tonu'nu ziyarete gelen halası anıtkabir'i görmek ister. anıtkabir'e gidilir. müzeler gezilirken bir ara farklı yönlere gidilir... gerçekçi bir his veren ses efektleri arasında savaş müzesini gezen fender, çoluk çocuk tüm aileyle müzeyi gezen bir yurdum insanı ile alman turist kafilesinden 2 kişi arasındaki diyaloğa denk gelir ve oracıkta ölmek ister...
alman turistler kenarda durmuş yazıları okuyup kendi aralarında konuşurken, ailesiyle yanlarından geçen yurdum insanı, almanlara dönerek ve kurduğu cümleyi destekleyen bir el hareketiyle birlikte;
- böyle koyarlar işte... (bunu da türkçe olarak ve sanki daha sesli söylediğinde anlıycaklarmış gibi hafif bağırarak söyler.)
almanlar şaşkın bir ifadeyle birbirlerine bakarlar;
+ was? ich... bıdı bıdı..
- yaa.. yaa.. öyle olur tabii şimdi... der ve bir savaş daha kazanmışçasına mağrur bir ifadeyle ailesini de alarak, arkasında yaşadıklarına bir anlam veremeyen almanları bırakıp yoluna devam eder...