Son bölümde ayar üstüne ayar, laf bindirme üstüne giydirme... o neydi ya...o neydi ya...
behzat ve esra çatışması çok önemliydi...
- hukuk artık yok.. onların hukuku var...
....
- behzat, ben seni bırakırım bu davayı bırakmam...
esra, seni seviyorum, sana yürekten katılıyorum, hayranlık duyuyorum ama şimdiden üzülüyorum sana.. ülkemdeki çarpıklık, çifte standartlılık, ben yaptım oldu lar, benim kuralım bu, işine gelirseler, ve haklıyken haksız çıkmalar, bir de üstüne iftira yemeler... tüm duyguları hep birden yaşadım ve çaresiz hissettim kendimi... ezecekler seni çarkların arasında... olmayacağını bildiğim halde öyle istiyorum ki kazanmanı... ama dediğim gibi olmayacak.. hem ben demiştim.
akbaba, demek katil olduğunu itiraf ettin, ben hala senin olmamanı bekliyorum, sevdiğin kızı koruyorsun bence. ama o kız o kadar adamı da nasıl öldürsün bir başına? sensin sen, hadi yaaaa....
harun, oğlum, selimi resmen selim ezmesii yaptın... 30 kişi tutup dövdürtseydin bu denli sarsamazdın adamı. artık her gece yatarken sözleri düşünerek içi ezilecek... geçen sezon diziyi -sezon finali hariç- hiç izlemediğimden edayı ne kadar sevdiğini bilemiyordum ama 2 cümleyle özetledin. son cümle harikaydı: kendine bir sor, bu resim bende niye yok diye...
evet, birine şantaj yapacaksan en önemli silah neymiş? seks kayıtları... her zaman işleyecek kural...
ercüment çözer, resmen kedinin fareyle oynaması gibi oynuyorsun insanlarla... özellikle de behzatla... behzat bunların altında kalmaz ben sana söyleyeyim. ama sen ondan daha zekisin, bunu da kabul etmek gerek. ama senin behzattan özür dilemeni istiyorum.,
behzatın müdürü, tahsin miydi, senden hep şüphelendim ama haksızlık etmişim.