Kürtaj konulu yazısıyla hak verilen gazeteci. Söyledikleri ne az, ne çok tam kararında.
--spoiler--
Sezaryene gelince...
Evet, dünyadaki oranlara göre Türkiye’de çok fazla.
Gereğinden fazla.
Peki bunu azaltmanın yolu, “Nüfusun artmaması için kullanılan bir yöntemdir” mi demek?
Bir kere, bu mantık doğru değil.
Sezaryen sadece bir doğum yöntemi, nasıl oluyor da doğumu engelleyici bir şey olarak değerlendiriyor, kimse anlayamadı.
E o zaman da herkese, politikacılar bilmedikleri konularda konuşmasalar daha iyi olur deme hakkı doğdu.
Sezaryen mi, normal doğum mu tartışmasında hepimiz, bütün gazeteciler, normal doğumdan yana haberler yaptık, yazılar yazdık.
Hekimlerin görüşlerini yayınladık.
Ama netice de, bu da, o çocuğu dünyaya getiren annenin tasarrufudur.
Çok korkuyorsa, “Yok efendim, olmaz! Normal doğum yapmayacaksan, doğurma!” mı diyeceksiniz?
Yine onun kararıdır, onun bedenidir.
Erkekleri nah ilgilendirir!
*
Başa dönüyorum.
Gittikçe muhafazakârlaştığımızın farkındayım.
Ama bu kadar muhafazakârlık da fazla.
insanı korkutuyor.
Sonunda işler iyice çığırından çıkacak.
Karı-koca evde ne şekilde yemek yiyecek, nasıl sevişecek’e kadar gidecek.
Neredeyse, evlilik dışı ilişki hapisle cezalandırılacak.
Çok çocuk yapanlara teşvikler ve primler verilecek.
Böylelikle, bu işin de çivisi çıkmış olacak!
--spoiler--