kaybettirmek mi istedin kendini?
tek yol muydu bu?
keşke diyorum,
uzaklara düşseydik,
mesafeler girseydi aramıza.
ben bu acıyı hiç yaşamasaydım.
ben ölseydim deriz ya bazen,
ben bunu tüm kalbimle söylerdim sana.
ben alacağımı aldım bu dünyadan,
yaşadım yaşayabildiğim kadar,
pişman olmadan,
yaptığım hatalara tövbe ederek,
hiç acı çekmedim,
yaşadım.
ölmek kolaydı bana.
senin gibi,
bilmem ben ölümü, bilemem,
kaybetmedim ki senden başka kimsemi.
şimdi diyorum,
sen gittin, ben kaldım
en kötüsü bu galiba,
benim kalmam.
zamanı geliyor bir çoğunun,
farkındayım.
daha çok acıyacak içim,
daha çok yanacak kalbim.
hep keşke diyeceğim artık.
keşke kavga etseydik ,
keşke birbirimizin yüzüne bile bakamasaydık,
ama ben seni bu şeklide hiç kaybetmeseydim.
keşke,
keşke hep yanımda olsaydın.
kaybetmek ne zor şeymiş.
artık sesini duyamamak dünyada,
görememek seni,
varlığını bilememek,
nefesini duyamamak,
kokunu alamamak,
ellerine, yüzüne dokunamamak,
çok zormuş böyle,
kaybetmek seni.
birde yalanmış biliyor musun?
hep kalbimizdesin derler ya,
işte o!
yalanmış, en büyük yalan.
her şey o kadar çabuk değişiyor ki,
unutuluyorsun sende,
alışıyorum sensizliği sonra.
ona üzülüyorum en çok,
sensizliğe alışmak.
sen olmadan yaşamak
ve en acısı buna alışmak.
seni benden alan
ölüm,
daha hiç hissetmediğim,
her an peşimde olan,
ama hiç korkmadığım.
ölüm,
korkmazdım senden,
ama sen kazandın.
hep dedikleri gibi.
ben bittim,
sen kazandın.