kendisine itafen yazılmış her biri birbirinden güzel binlerce alevi-bektaşı nefesi vardır.
bir örnek verecek olursak:
özleri elbistanlı mehmet mustafa dedeye ait.
"kün!" deyince var eyledi on sekiz bin alemi
şah-ı merdan cuşa geldi, sırrın aşikar eyledi:
"yağmuru yağdıran benim" deyi ömer'e söyledi
ol demde şimşek balkıyıp yedi sema gürledi
hem sakidir, hem bakidir nur-ı rahman'ın ali
yetiş carımıza kurtar meded mürüvvet ya ali
ömer vardı hak muhammed katına dedi: "eyle beyan,
hz. ali midir ol arşa gürleyan,
çarh-ı gerdunun elinden sırr-ı hikmet eyleyen?"
hak muhammed buyurdu ki: "yektir ali, bir" dedi
"hem evveli, hem ahiri, her şeye kadir" dedi
ali'ye şirk koşanlar mutlaka kafir" dedi
lakin bir de böylesi var;
dost dost,
şah-ı merdan coşa geldi sırrın aşikar eyledi
yağmuru yağdıran benim diye adem'e söyledi
ol demde şimşek balkıyıp yedi sema gürledi
hem sakidir, hem bakidir nur-i rahman'ım ali
yetiş carımıza kurtar medet mürvet ya ali
dost dost,
kün deyin kün deyince var eyledi onsekiz bin alemi
hem yazandır hem bozandır levh-i mahvuz kalemi
küllü dertlerin dermanı yaraların melhemi
hem sakidir, hem bakidir nur-i rahman'ım ali
yetiş carımıza kurtar medet mürvet ya ali
dost dost,
sefil alim akıl ermez hikmetine ali’nin
sarraf olan kıymet biçer gevher ile lalının
nice aşığa maşuk oldu, aklın aldı delinin
hem sakidir, hem bakidir nur-i rahman'ım ali
yetiş carımıza kurtar medet mürvet ya ali