taptığım içecek. öyle ki, birkaç alman arkadaşımı bile geldiklerinde müptelası yapmadan göndermem ülkelerine. her akşam yemekten sonra içmeden tv ya da bilgisayar karşısına geçmem. kola veya alkol gibi bağımlılık yapmaz. en azından bu içecekler gibi insanları ''kendime bağımlı duruma getireyim'' diye kıskanç ihtiraslar estirmez. ''beni ya içersin ya içmezsin, üçüncü bir ihtimal yok.'' der. insanlarla, onların mutlu oldukları anda birlikte olmayı sever. bu bakımdan kötü, sıkıntılı, kederli zamanlarda başvurulan bir içecek değildir.
içmesi biraz zahmetli. şeker atıp karıştırmak filan. o yüzden kendisi bu konuda şöyle der: beni bardağa doldurmadan önce şekeri atın o bardağa. sonrasında beni o şekerin üzerine dökün. tüm sıcaklığım bardaktaki şekeri eritmiş olacak. böylece şekeri karıştırmaya gerek duymazsınız. bu arada şekerden hoşlanmadığımı söylemiş miydim size?