bir karakter olarak beyaz perdeye çok yakışmış. film ustaca kurgulanıp izleyicisinde iyi bir intiba bırakmayı başarıyor. olmasaydı zaten, sherlock holmes'in gerçekten var olup olmadığını sorgulamaya düşerdik. böyle işte yansıtılanları abartılı bulup karakterle sürekli kavga ederiz. bu da televizyonla konuşma yaş ortalamamızı sürekli düşürür.
bu film bir kurgu. kurgu abicim kur-gu. gerçek olmak zorunda değil. tarihi bir olayı anlatmak zorunda değil. biyografi bilgilerinden yararlanmak zorunda değil...
işte bu kadar basit. türk sanatseverlerde bile roman-sinema-tiyatro kahramanları ile sürekli bir kavga mevcut. yaptıklarını saçma bulup "hasiktir ordan ibine" deme eğilimindeyiz. hasbelkader new york city opera binasına yolumuz düşse; binanın kaça mal olduğunu, kaç para getirdiğini, yıllık kirasını, vergisini, tapu kaydını kuydunu düşünmekten sanata odaklanamayız.