Kanser olmaya alışmış taraftarın takımıdır Beşiktaş. Lan sizin takımınız hiç ligden düşmesi kesinleşmiş bir takımla inönüde oynarken 2-0 geri düştü mü? Braga gibi takımı deplasmanda yenip sonra inönüde maç 0-1e gelip yarım saat soğuk terler döktünüz mü? Alania gibi rusya 2.lig takımını inönüde 3-0 yenmişken deplasmanda 2-0 mağlup olup tv başında taklalar attınız mı? Norveç ligi bilmem kaçıncısına karşı ilk yarıyı 3-0 önde kapatıp ikinci yarı 3-3'ü gördünüz mü? Beşiktaş kanser olmaktır lamı cimi yok. inönüye gidiyorum kanser olmaya tv başına oturuyorum kanser olmaya. son 10 senedir rahat izlediğim maç sayısı 5'i geçmezken neden seviyor bu adamlar bu takımı diye hiç düşündünüz mü? Neden rakipler ligde 8. sıraya düşen takımlarının maçları 1000 kişiyle, imparator dedikleri adamı 500 kişiyle yollarken, neden en kötü 10000 kişiyle ''Başın öne eğilmesin aldırma kartal aldırma'' demek için stada giden adamlar olduğunu hiç düşündünüz mü? Neden Beşiktaşlılık duruşu diye bir tabir olduğunu, neden şerefli ikinciliklerimizin olduğunu hiç düşündünüz mü? Düşünmenize gerek yok çünkü hiçbir Beşiktaşlıda nedenini de bilmez. Sadece seviyoruz biz, kanser olmak için seviyoruz, hep sevinemiyoruz diye seviyoruz, terkeden manita bir gün döner diye bekler gibi, bir gün yüzümüz güler diye bekliyoruz. Biz kadıköy'de kalecisiz 3-4 koyabilme ihtimalimiz olduğu için bu takımı seviyoruz. 60 yıllık lig tarihinde 3-4 gol kralı çıkarabildiğimiz için seviyoruz. Eksiğiyle seviyoruz ulen mazoşistçe seviyoruz, sadistçe seviyoruz belki ama iyi günde kötü günde hep seviyoruz.