din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır, ayrı ayrı yürütülmesidir.
bakalım türkiye laik bir ülke mi şu anda?
din türkiyede devlet işlerine karışmıyor, ilk ayak geçildi.
peki devlet din işlerine karışıyor mu? bu sorunun cevabını bulmak için türkiyede din işlerini hangi makamın yürüttüğüne bakmak lazım.
diyanet işleri başkanlığı.
nereye bağlı?
iç işleri bakanlığına.
yani?
din işleri devlet onayından geçiyor,
yani?
dini devlet yönlendiriyor.
bu durumda türkiye laik değildir. devlet dinden ayrıdır ama din işlerini devlet yönetmektedir. evet, türkiye laik bir ülke değildir.
dış ülkelere, mesela avrupaya baktığımızda avrupada ki ülkelerin tam laik olduğunu görüyoruz çünkü din işleri devlete bağlı değildir vatikan'a papalığa bağlıdır. din işlerini vatikan yönetir.
müslüman dünyasında papalık makamının muadili bir makam var mı yada var mıydı?
şu an yok, eskiden bu makam vardı, bu makamın adı da hilafet yani halifelikti. hani şu yavuz sultan selimle bizlere geçen makam.
avrupa da her ülke bu makamı elinde tutmak istemiş, çözüm olarak vatikan adında nüfusu 700 kişi olan bir ülke uydurulmuş ve bu bağımsız minnacık ülke avrupada hristiyan dünyasının din işlerini yönetmeye başlamış. avrupa vatikanın din ile ilgili verdiği hükümleri geçerli saymış ve böylece tam laik olabilmiş durumda.
tam laik olabilmek için neden müslüman dünyasında papalık makamının muadili olan bir makam yok demek lazım bu durumda.
eğer ki bu makam türkiye de olsaydı bunun ekonomik girdisi de korkunç boyutlarda olurdu.
bu durumda papalık makamının muadili olan hilafet makamının kaldırılmasının bir hata olduğunu görebiliriz.
tam laik olabilmek için devletin din işlerinden ayrılması gerekli. adına hilafet diyelim yada bir başka makam diyelim laikliğin teminatı olarak böyle bir makama ihtiyaç var.
bu sayede dinle ilgili önüne gelen hüküm veremez, kafasına göre konuşamaz, insanları yanlış yönlendiremez.
laiklik düşmanları da bu buhrandan faydalanamaz böylece.