Sultan II. Abdülhamid'e muhalefet kendilerine hiç yakışmayacak iki şahıstan biri olan Üstad Bediüzzaman Said-i Nursî, pek geç kalmış dahî olsa, âhir ömründe nedâmet göstermiştir.
Şöyle ki: Prof. Dr. Osman Turan merhumdan dinlediğime göre, 1960 yılında vefâtıyla nihayetlenen Urfa seyahatine çıkarken Ankara'daki evlerini ziyaret etmiş ve Onun kayınvâlidesi Nemîka Sultan'dan dedesi adına helâllik istemiştir: Bilindiği üzere Osman Turan Bey'in kayınvâlidesi Nemika Sultan , Selim Efendi'nin kızıydı. Selim Efendi ise, Sultanın en büyük oğluydu.
Nemîka Sultan, Ankara'da damadıyla birlikte yaşamakta ve bir apartman katında kendisine tahsis edilen odadan çıkmayarak devamlı ibâdetle meşgul olmaktaydı. Vâkî ısrar üzerine misafirlerin yanına gelmiş ve Said-i Nursî, şu sözlerle kendisinden helâllik dilemiştir:
''Sultan Efendi Hazretleri!..Biz, gençlik sâikasıyla ittihadçılar'ın propagandalarına kapılarak dedeniz merhum Abdülhamid Han Hazretleri hakkında pek çok itâle-i kelâmda (lisânen tecâvüzde) bulunduk. Onun vârisi sıfatıyla sizden helâllik diliyorum. Ben bir ölüm yolcusuyum. Kabre az mesafem kaldı. Onun nâmına bana hakkınızı helâl ediniz!''