kanı bozuk ve cumhuriyet düşmanlarının karşısında dimdik durmuş, mücadele etmiş ve iftaralara maruz kalmış paşamızıdr. en son hakimin ' ağlama duvarında ne işiniz vardı' gibi absürt bir soruyla karşı karşıya kalmış, buna cevabende 'Allah ile kul arasına girme yetkisi nereden.
“ islam dinini en son ve en mükemmel din haline getiren en önemli nedenlerden birisi, kutsal dinimizin, dini Allah ile kul arasında olan bir konu olarak kabul etmesidir. Bu nedenle, Allah ile onun kulu arasına girmeye cesaret edenler, bu yetkiyi nereden almaktadır? Musevilik semavi dinlerden birisi olup Kudüs' teki ağlama duvarı da kutsal bir yerdir. Bu kutsal yeri ziyaret eden herkesin Musevi olabileceklerini ileri süren cahiller, herhalde istanbul' da Sultanahmet Camisi' ni ziyaret edip, orada dua eden herkesin de Müslüman olduğunu mu düşünüyorlar?
Türklüğüm ve Müslüman olmamla iftihar ederim
Bugün ben Türklüğümle ve elbette Müslüman olmamla da iftihar ederim. Aynı gezi esnasında dinimizde özel bir yeri ve anlamı olan Mescid-i Aksa' yı da ziyaret etmiş olmaktan mutluluk ve huzur duydum. Ancak, benim Türklüğümle ve Müslüman olmamla iftihar etmem, bu ülkenin vatandaşı olsun olmasın farklı etnik köken veya dini inanca sahip olan kimseleri küçümseme ve onların bu durumlarını sorgulama hakkını da bana vermez. Herkes Türk Milletinin bir bireyi olmaktan ve kendi etnik kökeni, dini inancıyla gurur duymalı ve övünebilmelidir.” demiştir.