euro 96'ya gitme başarısı altın jenarasyona denk gelmesidir, öyle olmasaydı 2. geldiğinde hala ıbrahım uzulmez'le oynuyor olmazdık yeni bir ekip çıkartırdı,
4 sene ust uste sampıyon olmamız hagi'nin başarısı.. umit'ler, ergün'ler 2 adım öteye pas atamayan, gol vurusu yapamayan adamlar bütünüydü..
sezon basında takım tsyd kupasında 2 ezeli rakibinden de fark yedi. çook değil 10 gun sonra hagi geldi ve tek başına takıma çağ atlattı..
fıorentına da zaten basarılı olamadı. ordaki basarısı hıkmet kraman'ın anadolu takımı ile 2-3 buyuk takıma kök söktürmesinden ibaretti. ancak fırenze kötü bir dönemde oldugundan fatıh terım onların gözünde kahraman oldu..
milan zaten fatıh terım'ı takıp edıyor ve ıstıyordu. ancak orda 2 ayt dayanabıldı..
ondan sonra terim'i chelsea'le, inter'ler, atletico'lar vs. vs. istedi geyıklerı dolaştı ama o galatasaray, türkiye, galatasaray şeklinde dönüp durdu..
euro 2008'e gidişimizi bosna milli takımına borçlu oldugumu ve orda tesadufen yarı fınal oynadığımızda milli duygulardan sıyrılıp bakınca görülmesi zor bir durum değil..
ancak bu sezon gercek anlamda teknık direktörlük yapmıştır. fatıh terim. yukarda yazdıgım her seyı silip atmıştır.. artı fatıh terım olmasa hiçbir basarının olmayacakolduguna ınanmaktayım.. 11 tane yeni adamı 11 yıldır oynuyor gibi oynatmak, motive etmek kolay iş değil..
derbılerde rahat ve kontrollü oyunu takdire şayandı. bu yuzden de puan kaybetmedi. ve ligi zirvede bitirdi..
edit: play off da fener maçı istinadır.. futbolcular puan farkını 8 e çıkarıp işi bitirmek istedi ve hata yaptılar...