istanbul üsküdar'da bir çay bahçesidir. iki tane rocker ve bir o kadarda sempatik, genç iki arkadaş sohbet ediyorlardır.
-kanka ibo bu aralar çok kötü yav.
+neden moruk?
-ceren'den ayrılmış olum fenalarda yani.
+hadi be...
-valla evden çıkmıyo lan.
o esnada ''ibo'' denen arkadaşta geliyor ve dert yakınmaya başlıyor, bende ister istemez kulak misafiri olduğum için aşk acısı çeken arkadaş dönüp soruyor bana;
-umut sarıkaya değil mi abi?
+aynen öyle. diyorum.
ve herkes bize bakıyor. sonra masalarına oturuyorum, muhabbet sohbet... aşk acısı kötüdür, kabız olmak gibidir, ne osurabilirsin ne de sıçabilirsin, ne unutabilirsin ne de elde edebilirsin... hüznü gözlerinden okunan bir kardeşimi, bir nebze olsun güldürmenin, efkarını dağıtmanın verdiği o hazla oradan ayrılıyorum.***