the hunger games

entry312 galeri
    139.
  1. ne kitabını okuduğum ne de film hakkında bilgi edinerek gidip izlediğim film olmuştur. şöyle bir şeyler oldu:

    film çok iyi başladı. gerilim dolu. içerik olarak aha dedim ütopik bir film var karşımda. bir aldous huxley'i düşünmedim değil. bir george orwell'i. dramla birlikte gerilim hat safhadaydı. sonra bu arkadaşları aldılar götürdüler burjuva şehrine. yine baktım makyajlar set vs on numara. ancak ne zaman ki yarışma mevzusu başladı, amatörlükler de ardı sıra gelmeye başladı. ben bu kadar iyi başlayıp da bu kadar boktan bitiren çok film izledim de, bu kadar zevk alıp da bu kadar nefret ederek izlediğimi hatırlamıyorum pek.

    --spoiler--
    yarışmadaki sahneler -ki duyduğuma göre sansür yediği için öyleymiş- amatörce.

    esas hatunun kendini bozması amatörce. -kitapta da öyleyse kitap da bok gibiymiş o zaman derim-

    sonra bunlar burjuva şehrine geldiklerinde aklımdan hep geçen şuydu: ulan bunlar kesin isyan çıkarır orada bir kaos oluşur, film de burjuvanın yıkılışı ile sonlanır. film ilerledikçe ben bunun heyecanını yaşıyorum ama o da ne! bizim asiler birden burjuvanın o havasına esir olup yarışmayı benimsemeye başlıyorlar. -kitap da böyleyse bok gibi kitapmış derim-

    sonra filmin sonunda bu esas hatunla esas oğlan birbiri ile kesin dövüşür hatun da kardeşi için bu oğlanın ağzına sıçar dedim, onu da iyice bok ettiler. -kitap da böyleyse o kitabı atın çöpe-
    --spoiler--

    neticede film ilerlerken beim beklentiler içine girmem, filmi görmek istediğim gibi bekliyor olmam ve sonucunda beklentilerimin karşılanmaması ve bazı oyunculukların aşırı amatörlükleri ile bitirdiğim bir seans olmuştu. olmamış dedeler izlemeyin...
    0 ...