evrim teorisi

entry3509 galeri ses2
    1870.
  1. tipik türk insanının, kronik argümanları ile "çürütüldüğü" dillendirilen, ufku ve kıstasları yüzyıllar aşan, mevcut varoluş öndeyileri arasında, en somut ve kabul edilebilir varyantı..

    işe, "darwinizm insanın maymundan geldiğini söylüyor" düzmecesini, bir yana bırakarak başlamak gerek. defalarca bu mesnetsiz ve çocuksu dayanak(!) karşımıza çıktı, çıkacak...

    darwinizm böylesi yüzeysel bir anlamda, "insan maymundan geliyor!" demez!..

    20 milyonluk tarih ve insanın materyalist evriminde, insan kendisi gibi diğer "insan soyları"ndan sıyrılarak yaşama savaşının şimdilik galibidir. bu savaş esnasında, farklı insan türleri mağlup olup; tarih sayfalarından eksilmişlerdir. neandertal insanının, kafa göz yararak tarih sahnesinden sildiği homo sapiens sapiens insanı buna örnektir.

    bugünki seleksiyonun sahibi beşer, bu savaşta kendisini diğer orangutan, şempanze ve maymun familyalarının önüne çıkarmasını bilmiştir. bunda en önemli etken olarak; diğer familyaların "ön ayak" niyetine kullandığı ellerini, gerçek vazifesine kavuşturması yatar. şövalyelerin üzengi nin icadı ile birlikte, boş kalan ellerine kılıç ve kalkan alabilmeleri gibi; insan da yeni elleri, ayaklarıyla birlikte, alet yapmını kavramıştır. bu da, doğaya adaptasyon ve entegrasyon sürecini hızlandırmıştır. hatta immanuel kant eller için; "çıkıntılı akıl" der.

    insanın diğer hayvanlar dan çarçabuk sıyrılmasında, onların kürklerini soğuktan korunmak için kullanması da yatar. ondandır ki; bu lunduğu ortama adapte olmakta müşkül durumlar yaşayan hayvanlar, sadece kendi hubutlarında yaşamlarını idame ettirirler. ancak aklı ve bilinci ile insan, dünyanın her yerinde yaşayabilirken; kara hayvanı sadece kara; deniz hayvanı deniz. vs.. yaşayabilmektedir.

    öte yandan, insan ve kaba deyiş ile maymun ların ortak paydaları da bolcadır. bunlardan ilki, maymunların da ön ayaklarını insan gibi kullanabilmeleri arketipidir. dominanat eli sağ el olan maymunlar, yuvalarını bu elleri ile kurmaya çabalarlar. tıpkı insanın, baskın eli ile iş yapabilirken, diğer elinin güçsüzleşip körelmesi gibi...

    evet körelmesi...

    darwinist paradigmada kullanılmayan organlar, güçsüzlüşemeye, ileri vadede çürümeye yüz tutar. kesilmeyen tırnağın uzaması gibi; kullanılmayan uzuv, talim ve terbiyesi yapılana dek, işlem dışı kalır.

    insanın bu süreçte, gerçek beşer tanımına ulaşamadan önceki, son helezonik halkadır maymun.. fazlası değil...!
    bir savaş, yaşamda var olabilme güdüsü vardır. bu, jenerasyonları hayata bağlar. doğaya karşı koyabilmek önemlidir. koyamazsanız, tarihin tozlu rafları "tükenmiş bir soy" olarak, isminizi zikreder.
    insan, aklı ve bilinci ile kendisini diğer hayvanlardan ayrı bir yerde konuşlandırmayı başarırken, hayvanlar düşünme yetilerine haiz olmamaları hasebiyle, bu süreci hala tamamlayamamışlardır. insan çevreyi kendisine uydurmuş; hayvan çevreye uymuştur. doğal ve zor olanla baş etmeye, 1-0 geriden başlamıştır hayvan.. bundandır ki, kendi seleksiyonları var olmakta mahir olamayan hayvan jenerasyonlarının nesilleri tükenme noktasına gelebilmekteyken; insan soyu milyonları aşan kronolojisi ile, hala geleceğe umutla bakmaktadır...

    (bkz: lamarck ve darwin in ayrım noktaları)
    (bkz: jean baptiste lamarck)-#14385684
    0 ...