duyduğum her ambulans sesinde ''allah acil şifalar versin'' demeyi ihmal etmezken, indirdiklerinde değil şifa dilemek, gözlerime aniden dolan yaşlardan son seçtiğimin kapalı gözleri olduğunu fark ettiğim insan.
anlar yavaşladıkça düzene giren gözyaşlarına mendiller eşlik eder, ameliyathane kapısında terleyen korkak ellerimle birinin eline yapışırken,
hayatının sona erdiğine inanmayı kabullenemediğim kişi... o ihtimali atınca korku son bulmuyor. korkunun o itilen en hor görülen ihtimale en çok hizmet ettiğini anlamak hiç vakit almıyor da. saniyeler saatlerle yarışsa, o tavşan dedikleri koşucuları geçenler kadar mucizevi bir şekilde kazanırdı.
o kadar uzun koşuyorlar.
o kadar nazlı allahın adaletini yerine getiriyorlar. geri geri ilerleme şansları olsa aynı gözyaşının aynı şekilde yere düşmesini kanıt gösterecekler.