suskunlar

entry1204 galeri
    404.
  1. yayınlanan son bölümü itibariyle içimde azıcık can sıkıntısı, biraz burukluk ve çok büyük bir kalp ağrısı bırakmış dizidir.
    dizi sonrası diyebileceğim şudur ki, şimdiye kadar murat yıldırım'ı bu yaşa gelene kadar böyle abuk sabuk aşkı meşkli dizilerde oynatarak adamın enerjisini ve yeteneğini körelten yapımcılara selamlar olsun. ulan adamın içinde cevher yatıyormuş da haberimiz yokmuş. savaş baldar nerde, bu nerde ya!?

    --spoiler--
    ahu'nun mektubu, umut soydere vakası ve bunun üzerine ekibin verdiği duygusal reaksiyonlae bambaşkaydı. ekip ya birbirine oyunculuk anlamında çok iyi uymuş, ya da hakikaten bi hissiyat var bu işin arkasında. her şeyiyle on numara bir bölümdü.

    bir tek şeye canım sıkıldı o da ne yaparsa yapsın iki türlü de hayatı kaymış zavallı hüseyin'in kaderidir. yani adam konuşsa da ölecekti, konuşmasa da. konuşsa ayrıca karısı çocuğu filan da ölecekti. adam napsın cenderede. adam zaten hasta, kendi hayatının derdini unuttu yeminlen.

    fekat ve lakin, bu durum ne kadar adaletsiz gelse de, malesef ki, üzülerek söylüyorum ama, o şişe onun koltuk altında patladı ya, o hapları hatır hutur döktü ya ağzına, ben şimdiye kadar hiçbir türk dizisinde böyle güzel psikopat karakter, böyle tatlı tatlı adam öldüren birini daha görmedim. hoş, bilal'den de bu beklenirdi zaten.

    ayrıyeten, ecevit'in banyosunda geçen şahaaane ötesi sahneler de murat yıldırım'ın oyunculuğunun açık göstergesidir. saygı duyun.
    --spoiler--
    0 ...