51. bölüm itibariyle gerçekten çok eğlendiğim bir bölüm olmuştur. şirin'e bile güldüğüm anlar oldu, o derece.
--spoiler--
-rakçılar kavırlasın seni erdal,
-60-90-60
-iskender beni ne zaman banyo ettireceksin?
-siz hep hırsızdan yana olun zaten, hep hırsızdan yana?
-savaşı silah tüccarları kazanır.
-minimalist hamlet özetlemesi
-ortaklar bakkaliyesi
-döner kişnedi bana resmen.
-mona lisa ve komple barındırdığı bütün hikaye
-fıkrasına gülünmeyen adam ve dünyanın en kısa fıkrası
-mecnunun nihayet yaptığı final atarı
yukarıda üst başlık olarak verdiğim her sahnede ayrı ayrı yarıldım ve eğlendim. uzun zamandır epeyce güldüğüm bir bölüm olmuştur. bu da böyle bir şey işte. şimdi sevdiğim şeyleri eleştiremiyorum gibi bir hava yaratılmasın da, bir kere şirin'in gülmesine ben müthiş ayar oluyorum. bu dünyada sanırım yalnızım bu konuda ama kapı arkasından kırlent ve vazo'yu ( hakkı dayı ve leyla mı demeliydim? ) dikizledikleri anlarda bir kahkahası vardı ki nasıl itici, nasıl itici! nefret ettim.
amma velakin mecnun'un bu gel-gitleri gerçekten can sıkıcı olmadıysa ben de adım ne bilmiyorum. adı leyla olan herkese potansiyelde bir şey hissedebilecek, aklı evvel bir adam oldu mecnun. e sonra gitti sedef'e, "ben senin adını değil seni sevdim" dedi, oldu mu şimdi? mecnun'un ne hissettiğine dair hiçbir fikrimiz yok, önce kalp mi ciğer miydi mevzu, ölen leyla'mızın arayışıydı, sonra o leyla mı bu leyla mı mevzusuna dönüştü lakin ortada gerçekten his mi var, orasını bilemiyoruz hala.
ama sedefçiyim, onu da bi bilsin herkes yani. hayır, herkes şirin filan diyor ama mecnun'a fazlasıyla benzeyen de sedeftir bu arada, zira şirin'in kesinlikle mecnun'la anlaşması mümkün değil. prensipte biter onların ilişkileri. dünyevi gerçeklere geri gelecek olursak, şirin birazcık dark side'lara da karışmıştır, hatırlatırım, mecnun'un kötüyle işi olmaz.
--spoiler--
o değil de, diziye tıkandı diyenler var, ne halt yiyeceği belli olmuyo, artık bitti bu dizi final yapsın diyenler var, ya ben anlamıyorum. siz hangi dizide che guvera'yı gördünüz? hangi dizide fuzuli'yi gördünüz? hadi diyelim ki gördünüz, böyle güzel gördünüz mü? hangi dizide sansürsüz, her şeyi açık açık yaşadınız, fatmagül'ün suçu ne izleyin o zaman gidin de, demek ki l&m beklentiyi çok yükselttiyse demek ki, ondan böyle beğenemez oldunuz.
elbette ki kötü bir bölüm olması l&m için hoş bir şey değil, lakin, bir tane daha yok bundan, muhtemelen bir tane daha da gelmeyecek, ona göre. sahip çıkın.
l&m'nin en kötü bölümü en şahane herhangi bir dizinin bölümüyle ölümüne yarışır, çakışır. mesela bir dizi ya hüzünlüdür, ya değildir. siz bunda yaşadığınız katmerli hazları, her birini, başka nerede bulacaksınız ki?
illa bir şeyi eleştirip cool olma gereksinimi gütmek var. ha burak aksak tıkandı, yerine de ben yazıcam bundan sonra.