fetih 1453

entry1006 galeri
    650.
  1. püskevit yeyip bir yandan da amerika'nın saçma sapan savaş filmlerini izlerken, "anne biz de niye yok?" diye isyan eden bir çocuktum. büyüdüm ve işte bu nedenle filmi kötü de olsa beğenmek için izledim. film de gayet güzeldi. daha güzeli olabilir miydi elbette olurdu. olacak da... ve bundan sonra bizim bu tarz bir savaş filmimiz yok demeyeceğiz. mübarek olsun! fakat diğer yandan filmi hata bulmak için izleyen tahammülsüz ve ruhsuz osmanlı düşmanları hortlayıverdi. "biz bir boku beceremeyiz anca her şeyin en iyisini yapan batılılardan çalarız" mantığıyla bu film hakkında yıkıcı eleştiri yapan aşağılık kompleksli adamlardı bunlar. tarih konusundaki bilgisizlikleri her hallerinden belli oldu. gülüp geçtik. tadımızı kaçıramadıkları gibi eğlence kaynağımız oluverdiler.

    masumane iki eleştiri için naçizane yanıtlar:

    --spoiler--

    "ulubatlı hasan diye biri var mı yok mu o bile belli değil ama adamlar resmen bu filmi ona adamış!" diyenler oldu.

    istanbul'un fethinde o burca osmanlı sancağını diken bir asker olmadı mı? oldu. peki bu askerin ulubatlı hasan veya hüseyin olmasının ne önemi var? işin garibi bize ulubatlı hasan'ı çok görenler ecnebilerin yarattığı hayali kahramanları çabucak benimseyip bizden biri haline getiren adamlar...

    "her filmde de aşk var. ulan bunda olmasın bari be!" diyenler oldu.

    her filmde aşk olması beni de rahatsız ediyor. belki de aşkı sadece filmlerden gören biri olduğum içindir. ama burada şöyle bir durum var ki çekilen film sadece türkler'in izleyeceği belgesel tarzında bir şey değil. sen ulubatlı hasan'ı yalnız allah inancıyla, şehadet aşkıyla onca oka rağmen yıkılmayıp o bayrağı dik tutmuş şekilde gösterirsen o sahneden senin aldığın tadı bir kemalist veya ecnebi alamaz. ama aşk evrenseldir ve filmdeki gibi güzel bir aşk hikayesi işlersen hasan'ı okları yerken sevgilisiyle göz göze getirirsen herkese izlettirirsin.

    --spoiler--
    0 ...