milliyetçilik lisede pardesünün cebinde tesbih taşımak, kunduraların topuklarını birbirine vurarak yürümek yada tuvalette küfürlü muhabbetler eşliğinde sigara içmekle alakalı değildir. milliyetçilik; vatanını, o vatanın yurttaşlarını sevmektir, elinden geldiğince yardım etmektir, komşusu açken tok uyumamaktır, gelişmektir, geliştirmektir. bugün "milliyetçiyim" diye ortalıkta dolaşanların çoğunun milliyetçilikle alakası olmadığı gibi, birçok kişi de milliyetçi olduğunu söylemeden aslında milletini yüceltmekte, milliyetçiliğin temel ilkelerini, "insanlığın değerleri" olarak, uygulamakta, çevresine örnek insan olmaktadır. gerçek milliyetçiler karşısına bağımsız kürdistan davasını savunanları da sözde ermeni soykırımını kabul ettirmeye çalışanları da alıp konuşabilen, sorun çıkartmayı düşünmeyip çözüm bulmayı isteyen kişilerdir, onlar hepimizin bir ferdi olduğumuz bu ülkenin daha da iyi olabilmesi için birbirimize kenetlenmeyi isterler, daha çok şeyi beraber başaralım isterler, yurttaşlarının başarılarıyla övünür, kötü davranışlarından utanırlar, düzeltmeye çalışırlar hataları akıl ve mantık çerçevesinde. kendi kendine yeten, hatta artan, bir ülke olabilmeyi arzular ve bu yolda canla başla çalışırlar. bunu yapanlar sokakta küçük bir çocuğa kavga etmenin neden yanlış olduğunu anlatan yaşlı amcalardır, sabaha kadar çalışan öğrenciler / çalışanlar / işverenlerdir, yaşlı bir teyzenin pazar poşetlerini evine taşıyanlardır, araştıranlar - bulanlar - yapanlardır.