insan oglunun yasaminin özeti dogum, yemek, içmek, sicmak, zibarip yatmak ve vakti zamani geldimi gebermektir. hayatin kısaca özeti budur. gerçi arada yor olmuyor değil.
işte nedir bu ne bileyim kafaniza göre doldurun yukarida olmayan şeyleri ekleyin artik ben mesih değilim ki her şeyi bileyim yahu!
her neyse bu hayat seruveninde kişiler nedense olmadiklari insani oynamak zorunda kaliyorlar ergec. çünkü yasanan hayat ve sartlar eninde sonunda kişiyi gibi yapmaya sevk ediyor. gerçi buna karsi diklenenleri hayat bir tokat ile göt üstü yerine oturtuyor ve bir daha kişiler bir daha nah toparlaniyor. muhakkak ki cevrenizde bu tip insanlar vardir.
yasadiğimiz olma ya da olmama cağidir. kişi hayatini kurmak icin o kadar cok mucadele vereyim derken bir bakiyor ki zaman gecmis alinacak nefes sayisi sayili kalmiş. yahutta o kadar yıpranmis ki artik o bezginlikle helaya bile gitmek istemez.
yahutta kişi o kadar kukla olur ki eninde sonunda kendine yabancilasir. ve en sonunda içsel bir bunalim yasar.
öyle yada böyle bir yasami bir yerlere tikiştirmiyormuyuz?
bir şeylere bakinmiyor muyuz salak salak?
gelip geciyorken ömür.
ve anilarin pesimize düstügünü düsünüp yaslandiğimizin farkina varmiyor muyuz?
kendi dogrularimizi kabul ettirmek için kendimizi satmiyor muyuz?
ve kendimizi satarken aslinda verilen meblag'in kıymetinin alinan maldan kat be kat fazla oldugu kafamiza dank etmiyor mu?
o zaman niye kendimizi pazarda satilan bir köle yerine koyuyoruz?
ama her şeyden önce bir sey kazanmak için önce kaybetmek lazimdir.
dünyanin sistemi böyle ve bu hayatta böyle...
dün de böyleydi, bu gunde öyle yarin da böyle olacak...
hiç bir ideloji bunu değistiremez!
çünkü bir ideloji için ölmek aptalliktir. değisen ideolojiler yururluge girdiği vakit sadece kısa bir iyilesme dönemi getirir ve sonucta her şey oldugu gibi eskisinden beter
devam eder. isteyen ideloji yerine baska kavram koyar öyle okur. bu vakitten sonra maarif kitabi gibi ilmihal yazacak halim yok.
james alvin madison demişti galiba onun kitabinda okumustum ''insanin cesedi, sadece hayalkırıklıklarin olusur.'' diye muazzam bir sözü vardi.
evet galiba insan oglu yaşami boyunca hayalkırıklıklari ile dolu oluyor. düsünsenize söyle bir gerceklesen kac tane hayaliniz var gerceklesmeyen kac tane hayaliniz var?
belki 1 tane hayalinize 10 adet tane hayal kırıklıgı dusuyor. ben tabi ki fazla uculanlari hesaptan düstüğünüzü varsiyorum.
peki bir olmayacak hayalden hayale ucmaya yasam mi denir? tabiki denmez iste olanlar ise ertesi gün burnunuzdan gelmiştir. ve zehir olmustur yediğiniz sekerler.
beyhude yere yaşiyoruz ve beyhude yere mefta olucagiz. ne yapalim cok anlamsiz geçti ömür. ve lanet olsun ki hayat bu ... elden ne gelir ki?