397.
-
islam dinine göre Allah
er-rahmân: dünyada bütün mahlûkata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden.
er-rahîm: ahirette, sadece müminlere acıyan, merhamet eden.
el-melik: mülkün, kâinatın sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan.
el-kuddûs: her noksanlıktan uzak ve her türlü takdîse lâyık olan.
es-selâm: her türlü tehlikelerden selamete çıkaran. cennetteki bahtiyar kullarına selâm eden.
el-mümin: güven veren, emin kılan, koruyan, iman nurunu veren.
el-müheymin: her şeyi görüp gözeten, her varlığın yaptıklarından haberdar olan.
el-azîz: izzet sahibi, her şeye galip olan, karşı gelinemeyen.
el-cebbâr: azamet ve kudret sahibi. dilediğini yapan ve yaptıran. hükmüne karşı gelinemeyen.
el-mütekebbir: büyüklükte eşi, benzeri yok.
el-hâlık: yaratan, yoktan var eden. varlıkların geçireceği halleri takdir eden.
el-bâri: her şeyi kusursuz ve mütenasip yaratan.
el-musavvir: varlıklara şekil veren ve onları birbirinden farklı özellikte yaratan.
el-gaffâr: günahları örten ve çok mağfiret eden. dilediğini günah işlemekten koruyan.
el-kahhâr: her istediğini yapacak güçte olan, galip ve hâkim.
el-vehhâb: karşılıksız nimetler veren, çok fazla ihsan eden.
er-razzâk: her varlığın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan.
el-fettâh: her türlü sıkıntıları gideren.
el-alîm: gizli açık, geçmiş, gelecek, her şeyi, ezeli ve ebedi ilmi ile en mükemmel bilen.
el-kâbıd: dilediğinin rızkını daraltan, ruhları alan.
el-bâsıt: dilediğinin rızkını genişleten, ruhları veren.
el-hâfıd: kâfir ve facirleri alçaltan.
er-râfi: şeref verip yükselten.
el-muız: dilediğini aziz eden.
el-müzil: dilediğini zillete düşüren, hor ve hakir eden.
es-semi: her şeyi en iyi işiten, duaları kabul eden.
el-basîr: gizli açık, her şeyi en iyi gören.
el-hakem: mutlak hakim, hakkı bâtıldan ayıran. hikmet sahibi.
el-adl: mutlak adil, yerli yerinde yapan.
el-latîf: her şeye vakıf, lütuf ve ihsan sahibi olan.
el-habîr: her şeyden haberdar. her şeyin gizli taraflarından haberi olan.
el-halîm: cezada, acele etmeyen, yumuşak davranan, hilm sahibi.
el-azîm: büyüklükte benzeri yok. pek yüce.
el-gafûr: affı, mağfireti bol.
eş-şekûr: az amele, çok sevap veren.
el-aliyy: yüceler yücesi, çok yüce.
el-kebîr: büyüklükte benzeri yok, pek büyük.
el-hafîz: her şeyi koruyucu olan.
el-mukît: rızıkları yaratan.
el-hasîb: kulların hesabını en iyi gören.
el-celîl: celal ve azamet sahibi olan.
el-kerîm: keremi, lütuf ve ihsânı bol, karşılıksız veren, çok ikram eden.
er-rakîb: her varlığı, her işi her an gözeten. bütün işleri murakabesi altında bulunduran.
el-mucîb: duaları, istekleri kabul eden.
el-vâsi: rahmet ve kudret sahibi, ilmi ile her şeyi ihata eden.
el-hakîm: her işi hikmetli, her şeyi hikmetle yaratan.
el-vedûd: iyiliği seven, iyilik edene ihsan eden. sevgiye layık olan.
el-mecîd: nimeti, ihsanı sonsuz, şerefi çok üstün, her türlü övgüye layık bulunan.
el-bâis: mahşerde ölüleri dirilten, peygamber gönderen.
eş-şehîd: zamansız, mekansız hiçbir yerde olmayarak her zaman her yerde hazır ve nazır olan.
el-hak: varlığı hiç değişmeden duran. var olan, hakkı ortaya çıkaran.
el-vekîl: kulların işlerini bitiren. kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran.
el-kaviyy: kudreti en üstün ve hiç azalmaz.
el-metîn: kuvvet ve kudret menbaı, pek güçlü.
el-veliyy: müslümanların dostu, onları sevip yardım eden.
el-hamîd: her türlü hamd ve senaya layık olan.
el-muhsî: yarattığı ve yaratacağı bütün varlıkların sayısını bilen.
el-mübdi: maddesiz, örneksiz yaratan.
el-muîd: yarattıklarını yok edip, sonra tekrar diriltecek olan.
el-muhyî: ihya eden, yarattıklarına can veren.
el-mümît: her canlıya ölümü tattıran.
el-hayy: ezeli ve ebedi bir hayat ile diri olan.
el-kayyûm: mahlukları varlıkta durduran, zatı ile kaim olan.
el-vâcid: kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan, hiçbir şeye muhtaç olmayan.
el-mâcid: kadri ve şânı büyük, keremi, ihsanı bol olan.
el-vâhid: zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek olan.
es-samed: hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, herkesin muhtaç olduğu merci.
el-kâdir: dilediğini dilediği gibi yaratmaya muktedir olan.
el-muktedir: dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi kolayca yaratan kudret sahibi.
el-mukaddim: dilediğini yükselten, öne geçiren, öne alan.
el-muahhir: dilediğini alçaltan, sona, geriye bırakan.
el-evvel: ezeli olan, varlığının başlangıcı olmayan.
el-âhir: ebedi olan, varlığının sonu olmayan.
ez-zâhir: yarattıkları ile varlığı açık, aşikâr olan, kesin delillerle bilinen.
el-bâtın: aklın tasavvurundan gizli olan.
el-vâlî: bütün kâinatı idare eden, onların işlerini yoluna koyan.
el-müteâlî: son derece yüce olan.
el-berr: iyilik ve ihsanı bol olan.
et-tevvâb: tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan.
el-müntekım: asilerin, zalimlerin cezasını veren.
el-afüvv: affı çok olan, günahları mağfiret eden.
er-raûf: çok merhametli, pek şefkatli.
mâlik-ül mülk: mülkün, her varlığın sahibi.
zül-celâli vel ikrâm: celal, azamet, şeref, kemal ve ikram sahibi.
el-muksit: mazlumların hakkını alan, adaletle hükmeden, her işi birbirine uygun yapan.
el-câmi: iki zıttı bir arada bulunduran. kıyamette her mahlûkatı bir araya toplayan.
el-ganiyy: ihtiyaçsız, muhtaç olmayan, her şey ona muhtaç olan.
el-mugnî: müstağni kılan. ihtiyaç gideren, zengin eden.
el-mâni: dilemediği şeye mani olan, engelleyen.
ed-dârr: elem, zarar verenleri yaratan.
en-nâfi: fayda veren şeyleri yaratan.
en-nûr: âlemleri nurlandıran, dilediğine nur veren.
el-hâdî: hidayet veren.
el-bedî: misalsiz, örneksiz harikalar yaratan. (eşi ve benzeri olmayan).
el-bâkî: varlığının sonu olmayan, ebedi olan.
el-vâris: her şeyin asıl sahibi olan.
er-reşîd: irşada muhtaç olmayan, doğru yolu gösteren.
es-sabûr: ceza vermede, acele etmeyen.