eşi tarafından balkondan uğurlanırken, işine, doğruları söylemeye ve araştırmaya giderken yakılan, canına kıyılan değerli gazetecidir.
uğur mumcu, doğruları olan adam. idealleri olan adam. uğur mumcu zihninden geçenlerden korkulan yiğit adam.
bugüne kadar hangimiz elinde silah, bıçak, kesici delici, patlayıcı korkutucu hiçbir şey olmadan, hiçbir şeysiz sadece düşünen bir adamdan korkulduğunu gördük.
uğur mumcu sadece düşünerek, sadece araştırarak hangi örgütü, insanı, kurumu korkutmuş olabilir bir düşünelim. bakın bu sorunun cevabı çok basit. şu an hepiniz onun katilini biliyorsunuz. o bir faili meçhul değil. o failinin bulunamayacağı kadar kolay ölümlü bir adam değil.
failleri saklı sözlerinde. okuyanlar biliyorsunuz.
ve şimdi çıkıp onu biriyleriyle kıyaslamak. güldürmesin kimse beni. hiçkimse, ama hiçkimse, hiç bir kimse, uğur mumcu'nun yırtık ayakkabısı ya da parasızlığını, söndürüldüğünde kime ne kadar borcu vardı bilmez bunu. kimse sol frame'de bugün öldüğü gün giydiği ayakkabının altındaki deliği konuşamaz.
onu anımsayan yazılarıyla anımsar. onu anımsayan hiç değilse o şarkıyı anımsar. onu anımsayan gözlükleriyle anımsar. o uğur mumcu'dur. o düşündüğü, yazdığı, korkmadığı için sönmüştür.
dilerim bir gün öldürüleceksem, birisi öldürecekse beni düşünebildiğim için öldürsün. dilerim bir gün kırılacaksa kalemim düşündüklerim etrafımı aydınlatacak diye kortuklarından olsun.
--spoiler--
Uğur'lar olsun Uğur'lar olsun
Hüzünlü bulutlar yoldaşın olsun
Bir keskin kalem, bir kırık gözlük
Yürekli yiğitlere hatıran olsun
--spoiler--
hepimiz Hrant'ız demek için insan olmak yetiyordu, hepimiz uğuruz demek için (bkz: yiğit olmak), (bkz: yürekli olmak) gerekir. hadi yürekli olalım, yiğit olalım ve bir ağızdan söyleyelim;