uğur mumcu

entry951 ↓ galeri
    418.
  1. bir konuşması;

    --uğur mumcu neden öldürüldü--

    "sayın dinleyiciler, biliyorsunuz türkiye cumhuriyeti bir hukuk devrimi yaptı. hukuk devrimi, batılı yasaların resepsiyon yoluyla türkiye getirilmesi demek. italya'dan ceza yasası aldık. fransa'dan idare hukuku ilkeleri aldık. isviçre'den medeni hukuk aldık. almanya’dan ceza yargılaması hukukunu aldık. bir gülmece dergisindeki şu tanım olayları yeterince sergiliyor: türk vatandaşı tanımı. diyor ki, türk ne demektir? türk vatandaşı kimdir? türk vatandaşı, isviçre medeni kanununa göre evlenen, italyan ceza yasasına göre cezalandırılan, alman ceza muhakemeleri usulü yargısına göre yargılanan, fransız idare hukukuna göre idare edilen ve islam hukukuna göre gömülen kişidir.

    o dönemde böyle yasaların alınması zorunluydu. çünkü toplum bir yol ağzındaydı. ya batılı laik sistem. ya şer i hukuk. mustafa kemal ve düşün arkadaşları, batılı ve laik sistemi benimsediler. 1928 yılında anayasadan devletin islamcı devlet olduğunu belirten maddesi kaldırıldı. 1930 yılında da okullardan din dersleri, 1939 yılında da köy okullarından din dersleri kaldırıldı. bunlar ne için yapıldı laiklik için yapıldı. çünkü dünyada ya olayları teokratik açıdan göreceksiniz, böyle bir eğitim anlayışınız olacak. ya da laik anlayış olacak.
    karma ekonomi gibi hem islamcı hem laik anlayış olmaz. ya laiklik ya islamcılık eğitim bu. mustafa kemal ve düşün arkadaşları laikizmi benimsediler. köy enstitüleri olayını bu süreç içinde değerlendirmek gerekir. köy enstitüleri, 40’lı yılların başında çıktı. 40’lı yılların ortalarına ve sonlarına doğru kapatıldı, yıkıldı. niçin? çünkü türkiye 40’lı yıllarda da bir yol ayrımındaydı. dünyada büyük bir savaş yaşanmaktaydı. nasyonal sosyalist rejimlerle marksist rejimler ve burjuva demokrasileri arasında, bunların orduları arasında sıcak savaş yaşanıyordu. türkiye bu sıcak savaşta bu savaşa katılmama siyaseti gütmekteydi. ve bir çeşit duyarlı siyasetle iki tarafın gelişimini de izlemekteydi. ve bir denge politikası izliyordu ismet inönü. cumhurbaşkanı ismet inönü köy enstitülerini destekledi. köy enstitüleri fikri, bugün önemi daha çok anlaşılan tonguç babanın çalışmalarıyla ve düşünceleriyle ideolojileriyle ortaya çıkmıştır. saffet arıkan’ın bakanlığı döneminde genel müdürlüğe getirilen hakkı tonguç, daha sonra hasan ali yücel’le birlikte çalıştı. hasan ali yücel, bugün bakıyoruz, bugün yeniden değerlendiriyoruz, oğlu can yücel’in şiirinde yazdığı gibi çağın en güzel gözlü maarif müfettişi. gerçekten bu toplumun özlediği hümanist, ilerici bir aydın.

    hangi iktidar din sömürüsüne dayanmış, mutlaka yıkılmıştır.
    cumhuriyet halk partisi iktidarı 49 yılında din derslerini kabul etti, yıkıldı. kurtaramadı bu ödün. demokrat parti 1957’de saidi nursi’nin cübbesini bayrak yaptı. ne oldu? yıkıldı. süleyman demirel 1960’ların ortasında nurcuların, tarikatların, süleymancıların sakallarını okşadı. ne oldu? yıkıldı. haçlı seferleri düzenleyen anap ne oldu? yüzde 20’ye indi. halka güvenmek gerekiyor.

    her kim ki din sömürüsünü kullanır, bir süre yararlı olur belki ama sonunda mutlaka seçim sandığında yenilgiye uğrar. halk affetmiyor din sömürüsünü, affetmiyor halk. bu çok önemli bir olgu, çok önemli bir sonuç, çok önemli bir gerçektir. köy enstitüleri, üretim içinde eğitim, eğitim içinde üretim ilkesini benimsemişti. ve köy çocuklarını atatürk devrimlerinin ve kemalizmin toplumsal yapısını kurmakla görevlendirmişlerdi. ancak şimdi ne oluyor? şimdi aynı köy çocukları köy enstitüleri yerine, kapanan köy enstitüleri yerine imam hatip okullarına gidiyorlar.
    gidiyorlar da ne oluyor?
    1983 rakamlarına göre diyanet işleri başkanlığında 46000 personel var. bu 46000 personelin 23’ü, 23000’i ilkokul mezunu. peki o zaman bu ilahiyat fakülteleri ne işe yarıyor? bu islam enstitüleri ne işe yarıyor? bu imam hatip okulları ne işe yarıyor?
    ne işe mi yarıyor bunlar? imam, hatip olmuyorlar. hukuk fakültelerine gidip yargıç ve savcı oluyorlar. siyasal bilgiler fakültesine gidip kaymakam oluyorlar.
    yapılan bir araştırma, kaymakam yetiştiren bölümün öğrencilerinin yüzde 41’inin ilahiyat kökenli olduğunu kanıtlıyor. hukuk fakültesinde okuyup da daha önce imam hatip mezunu olanlara burs veriyorlar. burs verilen öğrenciler de sınavsız yargıç ve savcı oluyorlar. 2000 yılına doğru baktığımızda, vali ilahiyat fakültesi mezunu; emniyet müdürü islam enstitüsü mezunu; kaymakam imam hatip mezunu olacak.

    yurttaşın oyuyla bu iktidarı değiştirmek ve devleti tepeden tırnağa ilerici düşüncelerle donatmak; ancak o koşulla köy enstitüleri de kurulabilir.

    bugün çeşitli siyasal rejimler depremler yaşıyor bu depremler düşünceleri inançları yeniden değiştiriyor ama biz şu 21. yy a girerken şunu görüyoruz ki türkiye’de bugüne kadar sonuç almış en güçlü örgüt, türkiye’de kuvayı milliye örgütüdür. mustafa kemal ve arkadaşlarıdır. kuvayı milliye toplumun en önemli sivil örgütlenme modelidir. ikincisi 40’lı yıllara rastlayan köy enstitüleridir. ikisi de sivil toplumun vazgeçilmez kurumlarıdır. ideolojide kuvayı milliye tam bağımsızlık ilkesi, eğitim de köy enstitüleri. iki hedef bu. bizler genç değiliz; o ak saçlı delikanlılar gençtir.

    hepsini saygıyla selamlıyorum. düğme ilikliyorum, önlerinde. teşekkür ederim.”

    --uğur mumcu neden öldürüldü--

    uğurlar olsun uğur abi; uğurlar olsun.
    o pazarı unutmayacağım uğur abi.
    0 ...