başı ve sonu belli olan, ama ortası oyuncuya yani faniye bırakılmış senaryodur kader. kişi yolu çizer ama senarist yani yaratıcı tayin eder o yolu.
"kader diye bir şey yok kendi kaderimi kendim belirlerim" diyenlere gerçekleşmiş bir olayı referans göstererek şunu derim;
birisi intihar etmek için atlıyor atladığı anda başka biri geçiyor oradan ve atlayan kişi o atladığı yerden geçen kişinin üstüne düşüyor ve intihar eden değil de o saatte o yoldan geçen kişi ölüyor. salise farkla ölüyor hem de. yani bir salise erken geçse önüne bir salise de geç geçse arkasına düşecekti intihar eden kişi. ama yaratıcı öyle istedi ve öyle oldu. kim ister ki yaşamı denizin ortasında batan bir geminin içinde ya da yere çakılan bir uçağın içinde sonlansın. yani insan yaşamının giriş ve sonuç bölümünü değiştiremez. gelişme bölümünün de hakimi değiliz. hepimiz bu hayat oyununda sadece figüranız. rolümüzü büyük kelimelerle abartmak anlamsız. oyun yazılır, oynanır ve perde kapanır. işte o perdenin adıdır kader...