oyuncularının karlı bir pazartesi gazi üniversitesi'ne kadar gelerek bizleri mutlu ettiği dizi.
söyleşiydi güya ama soru-cevaptan çok imza dağıtıldı, fotoğraf çektirildi. bütün bunlara öğrencilerin sabırsızlığından çok gazi üniversitesi yetkilerinin sorumsuzluğu yol açtı şüphesiz.
final haftası olmasına rağmen kitle nasıl sürüklenire canlı şahit olduk.
samimi bir ortam vardı. ekipteki rahatlık, salonu dolduran binlerce kişiye de yansıdığında ortaya ara ara çok samimi diyaloglar çıktı. erdal bakkal, biraz geç katıldı, bir süre sonra yoğun istek üzerine o meşhur dansını ufacık sahnede yaptı. çok keyifliydi. iskender, söyleşiyi baştan sonra komutan havasında ustalıkla yönetti, yaptığı esprilerle kırdı geçirdi. yavuz, imza isteyenleri hiç tepkisiz ısrarla kabul etti, hırsızların en sakini ve beyefendisi. mecnun, epey rahattı, arkalardan gelen bağırışlara, dizidekinin tıpkısı gibi, ismail abi ile karşılık vererek olaylar olaylar çıkardı. soyadını altay diye anons eden sunucunun kulağına, sahneye çıkarken eğilmesi olayların gelişini haber verdi. dede, yılların verdiği rahatlıkla hareket ediyor gibi olsa da epey heyecanlıydı. kendisinden küpesini isteyen bir hayranını kırmayarak gönülleri fethetti. nurten, dizideki karamsarlığının aksine bir hayli sevecen, zeynep ise yeni olmasına rağmen koşarak gelmiş gibi istekliydi, kıpır kıpırdı. şirin, ortama, konuşulanara ayak uydurmaya çalıştı, söz alan birinin leyla'nın yerini dolduramağını söylemesi salonda alkış alınca bozuntuya pek vermedi.
senarist burak aksak, en çok soru alanların belki de başındaydı. hepsine güler yüzle cevap vermeye çalıştı, ankara'nın memur şehri olduğunu ondan duymak ayrıca keyif vericiydi.
yönetmen onur ünlü ise, zaman zaman çileden çıksa da, özellikler ergen kılıklı birinin şiirinden bir bölüm okumaya kalkmasında, akıllıca bir soru gelecek diye sabırla bekledi. her zamanki, hem umursamaz hem duyarlı tavrındaydı. ismail abi'ye ise apayrı bir paragraf açmak istiyorum. dizideki halinin aynısı, bir insan o kadar özdeşebilir karakteriyle. mikrofonu alıp, babamdan sonra en fazla sarılmak istediğim erkeksin ismail abi, dediğimde onca karışıklığa rağmen beni kırmayıp sahnenin ta öteki ucuna geldi ve kucaklaştık. adam dediğin budur. yapım dediğin de. hepinizi çok seviyoruz.