"hele ben seni bir tutuklatayım da sen sonra masumiyetini kanıtlarsın" akımına mensup savcılarca tutuklatılmış Türkiye Cumhuriyeti'nde genelkurmay başkanlığı yapmış kişidir.
adam genelkurmay başkanıyken, tüm tsk uçağıyla, tankıyla, topuyla, tüfeğiyle emrindeyken toprağın altına gömdüğü 3-5 lav silahıyla darbeye yapmayı planladığı söyleniyor. suçludur değildir, harbiden darbeyi böyle planlamış mıdır bunu ben bilmem. ama suçunu bu şekilde ispata çalışmanın haysiyetsizlik olduğunu gayet iyi bilirim.
şunu da bilirim ki ülkemizde "masumiyet karinesi" kavramı sadece şike davasında geçmektedir. onun dışında hiç adının anıldığını görmedim.
ama şunları gördüm;
ilk duruşması için 3 sene bekleyen insanların ilk duruşmada tahliye olmasını,
gencecik subayların telefonuna "sehven" kayıtlar yapıldığını, 2buçuk sene sonra "yok tamam sen bişi yapmamışsın" denilip salıverildiğini.
tutuklu yargılanan yüzlerce insandan çok daha vahim suçlara sahip insanların tutuksuz yargılanmak için salıverildiklerini ve sonra hiç haber alınamadıklarını,
halkın milletvekili olması için seçtiği gazetecilerin hala tutuklu olarak hapis yatmasını, ama bu ülkeyi bölmeye yemin etmiş kişilerin milletvekili seçildiği için serbestçe dolaştığını üstüne üstlük devlet tarafından aranan teröristlere havaalanı servisi işlettiğini,
sivas olayları ile ilgili aranan adamın 10 küsur sene sonra sivasta öldüğünü,
kalbim sıkıştı dahasını sayamayacağım.
çok da yaşlı bir adam değilim ama tüm bunları yaşantımın son 10-12 senesine sığdırdım. bunu sağlayanların tümüne de sığdırasım var.