türkiye' nin en pis üşüten şehridir. belki de sırf o yüzden sobaları ile meşhurdur. havası bir yana suyu da bir o kadar serttir. tadı ve kokusunu tarif edecek olursak paslı bir demir kap içerisinde bir yıl bekletilmiş su gibidir. içmek bir yana, duş aldığınızın ertesi günü saçlarınız avuç avuç dökülecektir.
ne doğru düzgün yağmur ne de kar yağar bu şehre. çok kuraktır. elbette bunlar allah vergisi ama kulun yaptığı hemen hemen hiç bir şey yoktur bu şehre. merkez itibari ile çok küçük bir alanı kaplar. şehir ova üzerine kurulduğu için dairesel olarak büyür. ilk kurulduğu yer şarhöyük mahallesi, osmanlı zamanı ise odunpazarı' dır.
otobüs ya da dolmuşla yolculuğunuz en fazla 15 dakika sürmesine rağmen, diğer büyük şehirlerdeki ulaşım ücretleri ile aynı miktarda ödeme yaparsınız. yani ulaşım aşırı pahalıdır. son yıllara bir de tramvay sevdası çıkmıştır ama bu aracın turistik gezi dışında kullanım alanı yok gibidir. çünkü yürüme hızından birazcık daha hızlıdır.
kısacası çok yaşanacak bir şehir değildir ama henüz yirmili yaşlarda ve öğrenciyseniz tadından yenmeyebilir. cebiniz biraz para görünce yüzüne bakmaz hatta adını bile unutursunuz. doğduğunuz şehir olsa dahi...