Küçüktüm , 10 yaşlarda falan.
Böyle yaramaz, çiko tipli bir çocuktum.
Bir gece televizyon karşısındayken azı dişlerimden birine bir ağrı saplandı ama nasıl ağrıdır, ne yaptıysam geçmiyor. Anneme de söylemedim ki beni diş doktoruna getirmesin, yusuf yusuf oluyorum çünkü.
Ama seçeneğim kalmadı. O nasıl bir acıydı beynim zonkladı resmen ki hala unutamam. Artık son çare anneme gittim söyledim "Anne dişim çok ağrıyor" Hay Allah benim belamı verseydi de ben onu söylemeseydim.
Evimiz Çapa Tıp Fakülte'sine çok yakın olduğu için sabah hemen diş bölümünde acile gittik. Annem her zamanki gibi kayıt yaptırmaya falan filana gitti ben de koltuklarda sindim tabiri caizse ölümümü bekliyorum. Sonra annem elinde birtakım kağıtlarla yanıma geldi ve koşturarak doktorun yanına gitti "Kızım burada bekle, ismini verip geliyorum" diyerek.
Oturduk böyle doktorların beni çağırmasını bekliyoruz. Annem "Kızım içerde doktorlarla hır gür çıkarma. işin ne kadar erken biterse o kadar az acı çekersin" dedi. Ben bu cümleden anlamalıydım zaten sonumun ne olacağını. Ellerim ayaklarım titrerken doktor adımı söyledi ve ben el mahkum yanına gittim ve o lanet, o allahın belası, o pislik koltuğa oturdum, oturmaz olaydım. Doktorlar gülümsüyo falan böyle 3-4 tane yanımdalar. Ben annemin dediğine bakarak zannediyorum ki 5 dakika sürmeyecek bu iş hemen bitecek. Doktorlar tekrar gülümsedi ve koltuğu yatırdılar biri benim elimi tutuyo. Dişim aşırı çürükmüş meğersem bu doktorlar işe koyuldu ben zaten korkudan ölüyorum bir tanesi ağzıma sivri uçlu bir şey sokup dişimi kanattı ve ağzıma bir dolu kan ve onun kokusu geldi ve ben Usain Bolt'u sollar derecede koltuktan bir kaçtım . Her yerim kan oldu millet de bana tip tip bakıyor ağlayıp anneme koştum, annem hem güldü hem halime üzüldü. Doktorlar ve annem 1 saat dil dökse de o koltuğa tekrar oturmadım.
Uzun lafın kısası ilerde psikoloji bozukluğuna ve bir daha hayatta dişçi koltuğuna oturmamanıza sebep olabiliyor. Yapmayın, yaptırtmayın eğer çok çok önemli değilse.