trabzon insanın neden bu şehre böylesine taptığını çok uzun bir zamandır düşünmekteyim. belki doğu anadolu kadar olmasa da yine de içerisinde yobazlarla dolu, gelişmemiş, türkçesi bozuk cahil kalmış bir toplumu bulundurmakta. tabi onlara göre bu şehir paristen sonra ama yapmayın şu şehir milliyetçiliğini uşaklar. koskoca sahil kentiydi değil mi burası ya evet hala benim gibi bir buçuk senedir burda öğrenci olupta doğru düzgün deniz görmeyen insanları düşünmek içler acısı.. biraz da komik.
bir haftasonu şöyle bir kaçamak yapıp güzel şehrim samsuna gidiyim diyorsun. bir an köyden indim şehre hissine kapılmak işin ilginç yanı. caddeler, sokaklar, evler insanlar evet insanların giyim kuşamı tipleri bile değişiyor.
peki bu adamların derdi nedir? siz trabzonlular hani samsun, samsunspor ve samsun insanını sevmezsiniz ya. sevmezsiniz tabi.. he trabzon karadenizin başkenti diyip duruyorsunuz değil mi. bence hepiniz hasta ruhlusunuz. ego problemlerinizi çözün önce.
(bkz: en büyük benim. oh yeah)