evlilik

entry3048 galeri ses1
    804.
  1. insan tarihinin belki de en gizemli noktası. çünkü tarihi incelediğimizde insanların en başından beri evlenmediklerini biliyoruz; ama tam olarak ne üzerine ve ne zaman evlenmeye başladığımızı bilmiyoruz.

    evlilik gibi bir kurumun biz insanlarda olması çok-tek eşlilikle ilgili bir şey. evrimsel olarak düşünelim. biz insanların evrimi otçul’ dan etçil’ e doğru. en yakın akrabalarımız olan büyük primatlar polijindri dediğimiz bir cinsel sistemle ürerler. harem usulü diye açıklayabiliriz bunu, bir erkek ve birçok dişi. ancak bu çok riskli ve yorucu bir sistem, özellikle erkeklerin yaşayabilmek için birbiriyle muazzam rekabetini gerektiriyor. ama monogami, yani bire bir gibi bir sistem sayesinde toplum enerjisini başka yerlerde kullanabilir, cinsellik için çatışmak yerine besin bulmak gibi, sonuçta daha fazla erkek daha fazla kas gücü demek. e, bu durumda bizler köklerinde, dolayısıyla içgüdülerinde harem olan bir türüz ve bu içgüdüler erkeklerimizi birden fazla kadın istemeye yöneltiyor.

    bir mağara adamı topluluğunu düşünün. bütün erkekler çalışıyor, avlanıyor; ancak içlerinde güçlü olan biri veya ikisi bütün kadınları alıyor. bu durumda diğerleri neden avlansın ki? gidip sürü dışında birey olarak da yaşayabilir. nitekim kurtlar ve diğer birçok avcı hayvan bu yüzden monogami sistemini geliştirmiştir. her erkek bir dişiyi alır. ama insanlar primat kökleriyle içgüdüsel olarak monogamiyi kabul etmezler, evlilik kurumu da bunu güvenceye alır. yani özetle evlilik de tıpkı devletin kendisi gibi yapay bir kurumdur. tüm bu bilimsel anlatıya destek olarak tüm dinlerdeki ilk erkek-kadın anlatılarını da inceleyebiliriz, hiçbirinde bir evlilik yoktur. kuran' ı ya da eski ahit' i inceleyin; ademle havvanın evlendiğine dair bir ibare de bulamayacaksınız. evliliğe ilişkin hikayeler hep sonraki kuşaklara atfedilmiştir.
    0 ...