"biz insan taşıyoruz" sloganını derhal değiştirmesi gereken kurum.
17 seneyi aşkın öğrencilik hayatımın son 5 senesinde bu kurumun vasıtalarını kullanmaktayım. öncelikle hiç de insan taşıyorlarmış gibi tasarlanmamış ya da örgütlenmemiş gibiler. yani bir otobüs niye hep pis kokar ki... hiç mi havalandırması yok ya. çürümüş, engellileri düşünmeyen tasarımı olan otobüsleri geçtim, metrobüste bile havalandırma sorunu var. bir kış akşamı 34z ile köprüden geçmekteyim. metrobüste hiç havalandırma denen bir şey yok. sineği salın içeriye, birkaç dakika uçar sonra ölür yani o derece. terler akıyor buram buram. boğaziçi durağına gelse de, kapılar açılsa bari birkaç saniyeliğine az hava alayım demekten, umut etmekten harab olmuştum. bu mudur insan taşımak?
ayrıca, (#13315094) numaralı mesaja katılıyorum. şoförlerin çoğunun (hepsi değil ama çoğu) hayvani bir şekilde vasıta kullandıklarını düşünmekteyim. bu akşam bir tanesine denk geldim. adam sanki gaz ve freni ilk kez keşfetmiş gibi davranıyor. tam arabanın kıçına geliyor zart ani fren. araba hareketleniyor gazı köklemeler. oldu bari, bir de makasa yat hıyar! zaten oturmuyorum koltukta. elimdeki büyük bir çantayı kontrol ederek, bir o yana bir bu yana dans ederek, merkezkaç kuvvetinin sürtüğü gibi hareket ettiğim yetmiyor, bir de dingil şoförün sürüşünün vebalini çekiyorum.
titreyip kendine gelmesi gereken bir kurum. yoksa daha çok damlarım bu başlığa.