beyaz tv'de medcezir programına katıldı iki müridiyle. nagehan alçı'nın sorularını cevapladı. israil'de en sevilen kişi olduğunu, masonların en sevdiği kişi olduğunu, yahudi soykırımını yayınlarında asla inkar etmediğini vs. beyan etti. bu kadar değil elbet; atatürk'Ün mehdi öncüsü olduğunu, mehdi ve hz. isa'nın dünyaya geldiklerini de iddia etti. her devrin adamı olarak nitelediği taha akyol'u solda bırakacak şekilde, atatürk'e, said-i nursi'ye, fethullah hoca'ya, yaşar nuri hoca'ya, erbakan'a, türkeş'e vs. methiyeler düzdü. kendi programındaki dekolte kadınlar konusunda verdiği cevaplar ise evlere şenlikti. sonuç olarak, yazdıklarını az çok okumuş bir kişi olarak, o kitapları bu adamın yazmadığına veya yıllarca yazdığı ve savunduğu şeyleri kıvrakça inkar edebilen biri olduğuna kanaat getirdim. acıdım hem kendisine hem de maşallah, inşallah deyip duran müritlerine. sırf şirin görünmek maksadıyla, bu denli omurgasızlık izlememiştim. nagehan alçı bile bunların yanında gözümde büyüdükçe büyüdü. fakat nagehan'ın programdan önce programa telefon bağlanmayacağına dair sözleşilmesine rağmen, ısrarla akyol'un oğlunu bağlamaya çalışması, en kötü programcı tarzıydı ve iğrençti. adam kim olursa olsun, sırf rating uğruna böyle basitliklere tevessül etmeyin, söz verince sözünüzde durun arkadaş.
esas bombası ise; darwin'e allah rahmet eylesin demesi oldu adnan oktar'ın. en sıradan bir müslüman da bilir ki, müslüman olmayana rahmet dilenmez. bu konuda ayet de vardır. bu adama "hoca" diyenlere vah ki vah.