Bugün bir vicdani retçinin ne halde olduğunu görmek ve esas korkağın devlet olduğunu anlamak oldukça basittir.inan süver bir vicdani retçi olarak şu an ve tutuklu olduğu her an işkence görmekte tecrit edilmekte kötü muamele görmektedir.''23 temmuz 2001 yılından bu yana ısrarla ve inatla asker edilmek isteniyorum. oysa ben 3 çocuk babası, inşaat işçisi, kimsenin tavuğuna kış, kimsenin de kedisine pisi pisi etmemiş, bilerek ince belli karakarıncayı incitmemiş, hep güçsüzden, hep kaybedenden yana olmuş (futbolda bile hep küme düşme tehlikesinde olan takımları tutmuş, asla kimseye hükmetme derdinde olmayan, aynı zamanda kimsenin de emrine girmeyen, yalnız doğmuş, yalnız gömüleceğini bilen, buna göre yaşamak isteyen biriyim." dediği için inan Süver ölmek,öldürmek,emretmek,emredilmek istemediği için bütün bu durumlar yaşatılıyor ona. inan ise direniyor.Şimdi kim korkak;kendi çıkarları için insanları katil yapan,tektipleştiren,beyinsizleştiren dediklerini yapmayanı öldüren,hapseden,işkence eden,yalnızlaştıran,faili meçhul eden devlet mi yoksa aklına,vicdanına sığmadığı için reddeden vicdani retçi mi ?