1938'den bugüne Türkiye cumhuriyeti 2 kez uluslararası arenada prestij sahibi oldu.
birincisi kıbrıs barış harekatıdır.malum olduğu üzre kıbrısta türkler katlediliyordu.ada, emperyalizm tarafından ruma peşkeş çekilmek isteniyordu.türkiye tüm baskılara tehditlere aldırış etmeden müdahale etti.adanın yarısını çekti aldı.
ikinci prestij getiren adımda terör örgütü liderinin yakalanması ve terörün 1999 itibariyle büyük oranda pasifize edilmesiydi.bilindiği üzere önce pkk'yı ve öcalanı barındıran besleyen suriye, türkiye tarafından savaşırız tehditiyle köşeye sıkıştırıldı ve sonrasında öcalan suriyeden ayrılmak durumunda kaldı.emperyalizm öcalanı oradan oraya kaçırdı durdu.sonunda güzellikle türkiyeye teslim edilmeyeceği anlaşılınca bir şubat günü ırak devlet başkan yardımcısı tarık aziz ankaraya davet edildi.ıraka yönelik süren ambargonun türkiye tarafından kaldırılması görüşülünce bu durum abd'nin hiç işine gelmedi.ufukta planlanan ırak işgali öncesi olacak şey değildi.ve nitekim ertesi gün apar topar öcalanı teslim ettiler.
sonuç olarak türkiye atatürkten sonra dış dünyada saygı duyulacak 2 adım atmıştır.biri kıbrıs harekatı diğeri terör örgütünün elebaşının yakalanıp yargılanmasıdır.iki hadisede rahmetli bülent ecevitin başbakanlığında cereyan etmiştir.
rahmetli ecevitin başbakanlığı dönemlerinde elbette hatalarıda oldu.ama kabul etmek gerekirki yıllar yılı türkiyeyi yönetmiş sağ iktidarlara ve bu iktidarların liderlerine göre kat kat daha milli,emperyalizm karşısında geri adım atmayan tek liderdi.
rahmetli bülent ecevit gerçek bir devlet adamı ve aydın bir şahsiyetti.nur içinde yatsın.