iyi bir galatasaray taraftarıyım, uefa yarı finalinde atıldığı günden beri, hakan abisinin doktrinleri doğrusunda yetişmeye çalıştığı yer her neresiyse talihsiz bir kaza ile bir can almış olmasından bağımsız olarak, emre'yi hiç sevmem. emre belözoğlu gibi insanların değil herhangi bir profesyonel spor yapmasını, halısahada, mahalle arasındaki potalarda bile spor yapmasını istemem.
zira ben rakibine değer vermeyen futbolcu sevmem. insanın sağlığının ve işinin değerini anlamayan sporcu sevmem. bu adam karşısındaki sakatlanır mı sakatlanmaz mı umursamaz, tribün tahrik olur mu olmaz mı umursamaz, insanlar kötü etkilenir mi etkilenmez mi umursamaz. bu kadar açık ve net. iş ahlakı, insafı, insancıllığı yoktur. sporcunun sadece çeviğidir bence. bunlara ek olarak bir insan bir maçın 5. dakikasında orta alandaki basit bir faul sonrasında ciğerleri patlayana dek bağırıp çimleri yoluyorsa bunun adı kazanma hırsı değil psikolojik rahatsızlık semptomudur.
ancak tüm bunlara rağmen dünyada oyunu iki yönlü oynayabilen gelmiş geçmiş en iyi ortasaha oyuncularından biridir, iyi duran top kullanır, hızlıdır, isabetli oynar. karakterindeki tüm boşluklar yeteneğindeki fazlalıkları oluşturmuştur.